Gelir Getiren Ürünler Dalında Kuruyor

5 Aralık 2017
Gelir Getiren Ürünler Dalında Kuruyor

Kırşehir’de gelir getirmesi amacıyla 20 köyü dağlık alanlarına dikilen badem, alıç, kuşburnu , ahlat, mahlep gibi ağaçların ürünleri dalında kaldı.

2015 yılından itibaren “5 Bin Köye 5 Bin Gelir Getirici Orman” projesi kapsamında Kırşehir’de bulunan 20 köye ormanlar oluşturuldu.Bu köylere çam , meşe ağaçlarının yanı sıra badem,alıç, kuşburnu, ahlat, mahlep gibi 5 çeşit ağaç dikildi.

Kırşehir Orman İşletme Müdürü Reşat Karaca ,Bakanlığın, bu ormanlık alanlardaki ağaçların meyvelerinin köylülerce toplanması ve onlara gelir getirmesini amaçladığını vurgulayan Karaca, ağaçların meyve vermeye başladığını ancak köylüler ve vatandaşlar tarafından toplanmadığı için heba olduğunu aktardı.

Karaca, meyvelerin dallarında kurumaması amacıyla bunları toplatmak için işçi aramasına rağmen onu da bulamadığını anlatarak Karaca, şöyle konuştu:
“Gayriresmi tek tük toplayanlar oluyor. Toplanan üründen kilo başına 16 kuruş alıyoruz. Vatandaş mesela bademi 6-7 liraya satıyor. Mahlebin 8-10 lira arasında alıcısı oluyor. Alıç 2,5 liradan gidiyor piyasada. Bir fabrika sirke yapmak için 5 ton alıç talebinde bulundu. Maalesef toplayacak kişi bulamadık. Müşterisi de hazır tüm ürünlerin. Bakanlığımız vatandaşlarımız bundan istifade etsin diye dağlara taşlara gelir getirici ürün ağacı dikiyor. Tek şartımız toplanan ürünlerin kayda girmesi. Birkaç muhtara, köylülere söyledim, dönüş olmadı. Ya biz bunu anlatamadık ya da köylülerimiz hazır gelire ilgi duymuyorlar. Muhtarlar toplantısında gündeme getireceğiz. Daha da olmazsa dışarıdan bunları toplayıp tohum olarak satan firmalar, tüccarlarla irtibata geçeceğiz. Biz istiyoruz ki köylü yöresindeki ürünleri toplayarak istifade etsin ama istediğimiz verimi alamadık.”
– “Müşterisi de hazır, ama toplayan yok”
Köylülerin bu ürünleri toplamaları halinde çoğu zaman müşterisinin de hazır olduğunun altını çizen Karaca, “Kırşehir genelinde bu yıl tahminen dağlarda 10 ton badem oldu. 300 kilo bile toplanamadı. Kaçak toplayanlar olmuştur ama o bile az. Badem değerlidir. İlaç sanayisinde de kullanılıyor. Vatandaş ya bilmiyor ya da bildiği halde ilgilenmiyor.” dedi.
Karaca, müşteri bulduklarını, pazarlama konusunda sıkıntı olmadığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Orman fidanlıklarımız bu tür meyvelerin fidanlarını dışarıdan alıyor. Bakanlığın fidanlıkları da bu meyveleri vatandaşlarımız topladığında satın alabilir. Dağlardaki bademi toplatayım bizim fidanlığımızda kullanayım diye düşündüm ama işçi bulamadım. Gelmiyor kimse. ‘Topla getir ben alacağım.’ diyorum ama kimse gidip toplamıyor. Ankara fidanlığı 7-8 ton badem tohumu alıyor. Bizden talep ettiler. ‘6-7 liraya kadar badem tohumu fiyatı veriyoruz.’ dediler. Köylüler 5 ton badem toplasa yaklaşık 35 bin lira yapar. Bize verecekleri, kilosu 16 kuruştan yaklaşık bin 500 lira gibi cüzi bir para, gerisi kendilerine kalacak. Müşterisi de hazır ama toplayan yok.”

Dağ taş kaynıyor ama ithal ediyoruz

Buğdaydan mercimeğe, kırmızı etten canlı hayvana birçok tarımsal üründe ithalatçı konumuna düşen Türkiye, dünyanın en zengin biyolojik çeşitliliğe sahip ülkelerinden biri olmasına rağmen doğada yetişen kuşburnunu bile ithal etmeye başladı. “Ülkemizin dağı taşı bu tür meyvelerle dolu” diyen TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Sadece toplayıp değerlendirmemiz gerekirken, 2016 yılında 85 ton kuşburnu ithal etmemizin mantıklı bir açıklaması yoktur” diye konuştu.

Kuşburnu ve alıç gibi doğal olarak yetişen yabani meyvelerin yanı sıra elma, armut ve şeftali gibi onlarca kültür meyvesinin içinde bulunduğu ‘gülgiller’in gen merkezi olan Türkiye, sonunda kuşburnunu bile ithal etmeye başladı. 2016 yılında 85 ton kuşburnu ithal edildiğine dikkat çeken Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Sadece toplayıp değerlendirmemiz gerekirken, 2016 yılında 85 ton kuşburnu ithal etmemizin mantıklı bir açıklaması yoktur” dedi.

 

 

 

 

 

YORUMLAR
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN