Türkiye’nin  2016’dan Kalma Son Birkaç Ayının Özeti

30 Aralık 2016
Türkiye’nin  2016’dan Kalma Son Birkaç Ayının Özeti

Güya daha da tasarruf edecektik!

 

Sabahın güneşi görmeden iş başı yapan emekçiler, dünya ile ticaret yapan, paranın nabzını tutan ekonomistler, karanlıkta okula giden öğrenciler, güneş olmadığı için elektriği daha çok kullanmak zorunda olan Türkiye, doğan ve batan her güne dünyadan 1 saat geride başlıyor ve zarar üstüne zarar ediyor. Görmüyor musunuz?

 

Yıllardır uygulanan bir sistemi bıçakla kesip kolay kolay atamazsınız. Saat uygulamasının binlerce tepkisi oldu, bu tepkilere de karşılık olarak söylenilen tek şey: ‘Programımızda bu uygulama ile alakalı bir düzenleme söz konusu değil.’ Sebep ne?

 

***

 

İstismar tavan…

 

Önceden sadece iyi niyet istismarı olurdu, oy istismarı olurdu, din istismarı olurdu anlardık; artık normal gelmeye başlamıştı. Fakat şu son olaylar işin çığırından çıktığını göstergesidir. Çocuk istismarı nedir Allah aşkına? 

 

E bu da normal aslında bir açıdan(!) ‘Evlenirlerse hukuki sorumluluk kalkar.’ Arkanızda devlet var sıkıntı yok dersen normal olur.

 

Edep ya hu? Bunun manevi, insanî sorumluluğu ne olacak hiç düşünmez misiniz?

 

***

 

Değişik…

 

Bilemedim şimdi, bir ihanet çetesi darbe yapmaya kalkışıyor. Darbenin %98’i, halkın katkısıyla engelleniyor. Çok titiz bir çalışma(!) ile ihanet çetesinin cezalandırılacağı söyleniyor. Çete elemanlarının çoğu ortalıkta fink atıyor lakin o titiz çalışma(!) iyi niyeti suistimal edilen halka uygulanmıyor. 

 

Tuttuğunu götürüyor birkaç gün sonra bırakıyor, bu adamların itibarı ne olacak hiç düşünmüyor musunuz? İnsana geçici de olsa terör yaftası yapıştırmak… 

 

Vebali hayli büyük!

 

***

 

Ayıdan post, Rus’tan dost olmaz!

 

Her söze bir atasözüyle başlarken her seferinde neden bu sözü es geçiyorsunuz hâlâ anlamış değilim? 

 

Ne vakit sana faydası olmuş Rus’un da şimdi peşinde dolanırsın? Dostluğunu beklersiniz?

 

Cevap tabiki yine bir atasözü: Denize düşen yılana sarılır.

 

***

 

Düştüğümüz deniz Suriye!

 

Kendimizi güvenceye almayı planladığımız, soydaşlarımızı korumaya niyet aldığımız Suriye bataklığında bir güruha karşı yiğitlerimiz şehit oluyor. 

 

Asıl mesele ‘Biz orada savaşıyoruz.’ (!) muhabbeti. Daha savaşın ne olduğunu bilmiyorlar. Bkz. TDK, savaş, temel anlam.

 

Savaş demek devletler arasında yapılan ölüm-kalım, tamam-devam, varlık-yokluk mücadelesidir. Üç beş çapulcuyla yapılan savaş değildir. Neyin savaşından bahsediyorsunuz?

 

Ve Türk ordusu savaşmadan şehit veriyorsa sıkıntı vardır.

 

***

 

  1. Nüfus Patlaması

 

Türkler Suriye’de savaşıyor, Suriyeliler Türkiye’de?..

 

2.Dünya Savaşı’ından sonra ilk defa kısa sürede nüfusumuz 3 milyon birden arttı. Pek hayra alamet olmasa da gelecek seçimler için hadi hayırlısı bakalım.

 

***

 

Korkarım bunu demeye lakin perşembenin gelişi çarşambadan belli olur.

 

Her şeye rağmen daha az sorunlu Türkiye’de 2017 yılını geçirmek üzere mutlu yıllar!

 

Hoş kalın. 

 

YORUMLAR
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN