Atamaya Gelince Yok , Atan(a)mayana Bakıp ‘Çok.’

29 Ocak 2019
Atamaya Gelince Yok , Atan(a)mayana Bakıp ‘Çok.’

Sevenlere, sevmeyenlere, destekleyenlere, desteklemeyenlere, haklı bulanlara, karşı çıkanlara yine yeniden merhaba!

Okumaktan, düşünmekten, eleştirmekten, eleştirilmekten ve her daim saygı duymaktan korkmayan Kırşehir Haber Türk’ün kıymetli okuru, bazı sebeplerden ötürü gazetenin bana ayırdığı köşedeki yazılarıma ara vermek zorunda kaldım lakin bu yazıyla beraber hem Kırşehir’i hem ülkeyi akıl süzgecinden geçirerek yorumlaya devam edeceğim. 

Satırlarda sık sık buluşmak üzere…

Buyrun gündemimize,

Aslında gündemimde ülkenin çoğunda olduğu gibi seçim, partilerin seçim savaşı(!) , siyaset ahlakı(!) ve de Kırşehir belediye başkan adaylarını konuşacağım ve konuşturacağım bir yazı dizisi planı vardı ama tabiki ben bir cahillik edip ülkemizin gündeminin anlık değişimlerle allak bullak olduğunu unutmuşum bu yüzden bu yazı dizisine de bir es vermek durumunda kaldım.

Can okur, bu yazıdaki gündemimde yıllar yılı kanayan yarası hiç durmayan durmadığı gibi de sürekli deşilen ve benim de içinde bulunduğum eğitim sektörü daha da daraltmak gerekirse özel eğitim ve özel eğitim kurumlarının emekçileri olacak.

***

İlgisi olan görmüştür, olmayanın da akıllı(!) telefonuna bildirim gelmiştir zaten: ‘ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI KAPATILIYOR!’

O kadar alakasız bir zamanda, o kadar gereksiz bir ortamda, saat 21.23’te MEB tarafından yayımlanmış bir duyuru (özünde uyarı) bu.

Ayıptır yahu!

Atan(a)mayan öğretmenler bitti, sözleşmeli öğretmenlik kapsamında parçalanan aileler bitti, PİSA testlerindeki üzücü sonuçların incelemeleri bitti, öğretmenlerin özlük hakları bitti; sırada atan(a)madığı için, mesleğini yapmak istediği için, evini geçindirmek zorunda olduğu için adı dershanelikten özel öğretim kurslarına çevrilen kurumlarda çalışan, çalışmak zorunda kalan öğretmenlere geldi öyle mi? BRAVO!

***

Eminim, bu yazıda kendini, çocuğunu, arkadaşını, eşini, dostunu, tanıdığını bulan birileri mutlaka vardır.

Eminim, bu yazıyı okuyan eğitim camiası ve bu camianın neferleri parmakla sayılacak eğitim kökenli bakanların arasında Ziya Bey’e hepsinden daha çok güvenmiştir. 

Güvenmekte haklısın öğretmenim! Çünkü Ziya Bey şu cümleyi kurdu sana: İlk işimiz, öğretmenlerin kalbine dokunmak.

Ya bu ne şimdi?

Kalbine dokunayım derken ekmeğine dokunduğunun farkında mı birileri?

Özel öğretim madem sorunluydu ne diye sürdürdünüz, okul kursları başarılıydı ne diye zorla açtırdınız ya da öğrenciyi zorla getirttiniz? 

Kontrol edemiyorsan yok et taktiği, çözüm mü oldu şimdi?

Ya siz her şeyden bihabersiniz ya da biz başka bir memlekette yaşıyoruz. Yukarıdan bakınca nasıl görünüyor bilmiyorum ama kağıt üzerinde mükemmel gördüğünüz düzen içine girince %90 bu efendim! 

***

Atamaya gelince ‘Yok.’ çekersiniz.

Atan(a)mayana bakıp ‘Çok.’ çekersiniz.

Ya ümitlendirmeyin öğretmenimi ya uğraşmayın öğretmenimle arkadaş!

Üzmeyin bizi!

YORUMLAR
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN