Kırşehir’de Gizemli Mektup !!

1 Ekim 2018
Kırşehir’de Gizemli Mektup !!

 

Sevgili başkanım
Mektubunuzu dün posta kutumda bulduğumda içimi bir heyecan kapladı. İnanın daha önce su borcu yüzünden icra mektubu almıştım aynısından zannettim. Mektubunuzu açtım ve derin bir nefes alıp okumaya başladım. Her satırında muazzam siyaset kokuyordu. Derin bir nefes daha alıp içime çektim, başım döndü.
Mektubu okudukça kendimden geçiyor, kendimden geçtikçe hırsımdan mektubu buruşturuyordum. O kadar nazik yazmışsınız ki yazanın yazdıranın siz olduğu üzerine hatim indirseler inanamayacak haldeydim.
Mektubunuzu bitiremeden hemen ak masayı aradım saatlerce çaldı telefon ama nafile açan olmadı. Halbuki tek bir kelam edip kapatacaktım, bu mektubu başkanım mı yazdı ?
Sorularıma cevap alamıyor okumaya devam ediyordum. Başkanım asbestli borulardan kurtulduğumuzu söylediği satırlara geldiğimde şeker ilacımı almadığım aklıma geldi. Kalktım mutfağa gittim bir bardak su dolduracaktım ki kimliği belirsiz sap sarı bir sıvı musluğumdan akıyordu. Anlam veremedim hazır su ile ilacımı içmeye karar verdim ki ilacım kalmamış. Derhal eczaneye gitmem gerekiyor, bir yandan da mektubu okumaya çalışıyordum.
Yarabbi başkanım bana yalan söyleyemezdi, ne idi peki bu yaşadıklarım? Kendimi o hışımla sokağa attım.
Tansiyonum düşmüştü. Aracıma bindim gözlerim kararmış artık her şeyi çift görüyordum. Yollar geniş kaldırımlar daha da genişti. Duraksadım bir an, başkanım doğru söylüyordu yollar geniş kaldırımlar daha da genişti. Tam yola çıkacaktım ki oğlu belediyede çalışan bir akraanımı gördüm mektubu okudun mu diye sordum?
”Evet okudum ne kadar samimi değil mi ?” diye yanıt verdi.
O an anlamıştım bu şehirde her şey genişlemişti. Başkanım haklıydı hem akraanım hem yollar hemde kaldırımlar Avrupa standartlarındaydı. Bir an evden neden çıktığımı hatırladım. İlacımı almalıdım. Terme caddesinden Ankara caddesine seyir halindeydim, yolum kısa trafik ışıkları uzundu, mektuba devam ediyordum .
Mektubu okudukça gözlerim yaşarıyor tek başıma çıktığım yolda afakanlar ile birlikte artık çok kişi ile seyahat ediyordum.
Kendimi kaybetmiştim. Sanki zaman tüneline girmiştim. Başkanım kent parkın güzelliklerini anlatıyor  kendimi seyahatnamenin içerisinde  gibi hissediyordum. En iyisi kent parkı gezip rahatlayayım diyerek yönümü kent parka çevirmiştim.  Nasuhdede  mahallesinin  önünden kalkan doz bulutu bir anda yönümü kaybetmeme neden olmuştu.
Kaybolmuştum. Nasuhdede mahallesinin içerisindeydim. Aklımı yitirmek üzereydim Bozbağ sokakta yolu sulayan akraanımı görünce sinirden iyice deliye dönmüştüm.
Arabanın camını açtım utanmıyor musun yola avcar ekmeye tarla mi burası dedim. Demez olaydım. Soluk benizli sandığım adam aslında 5 senedir asfalt bekleyen masum hemşehrim çıktı.
Başkanımın mektubunu gösterdim, alt yapı bitmeden üst yapı vatana ihanetmiş dememe fırsat vermeyen kızgın bir kalabalık tarafından hortumla tartaklandım.
İyice bitkin düşmüştüm. Şeker tansiyon derken tozlu bir dayağın ardından kent parkı buldum.
Elimdeki mektup iyice kırışmıştı ama kararlıydım okuyacak ve aydınlanacaktım.
Parka girdim yürümeye başladım. Başkanım tüm birikimini buraya yapmıştı ve haklı olarak Türkiye’nin en güzel en büyük ve doğal olarak en maliyetli parkını ilimize kazandırmıştı. Hakkını yiyorduk adamın diyecektim ki. Bir an da keskin bir koku ve şuurumu kaybettim.
Kaç dakika o vaziyette kaldım hatırlamıyorum. Bir an gözlerimi açtım etrafımda yabancı dilde konuşan bir sürü insan gördüm.
Allah’ım ölmüş müydüm yoksa? Neredeydim demeye kalmadı aralarında biri, yarı Türkçesi ile aç herhalde diye ağzıma ekmek sokmaya çalışıyordu.
Aç olmadığımı söyledim toparlandım, ayağa kalktım ki Suriyeli muhacir kardeşlerimizmiş.
   ”Şey geçmiş olsun biz hep buralardayız bir isteğin olursa” dedi. Doğru söylüyordu park birleşmiş milletler gibiydi. Kırşehir’den çıkmış uluslararası bir park olmuştu. Hep ordalardı Allah’tan, dua da ettim gider ayak nüfusumuz sayelerinde artış göstermişti hemde dillere destan.
Kendimi toparladım ve mektubu bitirecektim, etrafa yayılan derin koku zihnimi bulandırıyordu. Başkanımın yaptırdığı banka oturdum. Havuzlar boştu, içinde çizmeli insanlar havuzu temizliyordu.
Ne oldu hayırdır diye sordum?
İçlerinden biri, haftalık boşaltıp temizliyoruz derede su kalmadı artık iyice yosun bağladı diye haykırdı. O an acaba dedim!! ve kendi kendime bizim evde niye su kıtlığı olduğunu ve buranın suyunun nereden geldiğini sormaya başladım.
Artık şeker, tansiyon, astım ve kendi kendime konuşma problemi olan bir vatandaş olmuştum. Ne oluyordu bana bir mektup beni bu kadar sarsmamalıydı. Hemen toparlanmaya çalıştım. Ne olursa olsun mektubu bitirmem gerekiyordu.
Başkanım hayallerinden bahsediyordu, iyide onlar 5 sene önceydi. Trafik problemi, akıllı otobüs durakları bölümüne geldiğimde artık mektubu yemeye başlamıştım. Malum şeker acıktırıyordu ve ben açlığa dayanamıyordum. Allah’tan tuzlu kağıttı ve tansiyonuma da iyi gelmişti. Bir de mürekkebin içinde olan maddelerden olacak sinirlerim yatışmıştı.
Son bölüme baktım başkanım bir de özür diliyor, helallik istiyordu.
Biz Ahi Evran-ı Velinin engin gönüllü Neşet Ertaş’ın dertli yoldaşlarıydık. Ne olmuştu ki çalışmalar uzun sürdü anamız ağladı perişan olduk diye Hakkımızı mı helal etmeyecektik?
Mektubun sonuna gelmiş artık herhangi bir sağlık problemimde kalmamış ama artık takatte kalmamıştı. Kuzenimi aradım arabayı çok yukarı bırakmıştım, arabayı alıp eve getirmesini istedim, o da zaten park yeri yok orada kalsın deyince artık ölüm huşusu içindeydim. Huzurlu, mutlu ve sorunsuz bir Kırşehir ahalisi  olarak son satırı okudum.
Başkanım bizlerden biri olduğunu söylüyor ve selamlarını iletiyordu.
Ne diyebilirim ki aleyküm selam başkanım bizlerden de çok selam söyle….
Sizlere bugün masal anlatmak istedim. Hani şu en sevdiğiniz siyasi masallardan. Sakın aranızdan sevmiyoruz falan diyen çıkmasın, yıllardır bayıla bayıla dinliyorsunuz, ne olmuş bir tanede ben anlattıysam.
Dizilerin başında yazar ya, bu dizideki kişiler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür!!! diye işte tam da öyle. Hepsi kimine göre hayali kimine göre de kabus.
“Umut ALLAH’ DAN Ümit kulundan beklenir. Rabbim umutsuz ve ümitsiz bırakmasın”
YORUMLAR
Anahtar Kelime: , ,
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN