Meral Akşener : FETÖ’yü Sevindiriyorlar

10 Mart 2020
Meral Akşener : FETÖ’yü Sevindiriyorlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. Meral Akşener’in gündeminde ise gazetecilere yönelik tutuklamalar vardı. Akşener tutuklamalara sert bir şekilde tepki gösterirken, “FETÖ’nün ilk hedefi olmuş gazetecileri hapse gönderiyorlar” ifadelerini kullandı.

Odatv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu ve muhabir Hülya Kılıç, daha önce Meclis’te İYİ Parti Milletvekili Ümit Özdağ’ın açıkladığı, medyada da yer alan MİT şehidini günler sonra tekrar haber yapılmasından dolayı tutuklanmıştı. MİT şehidine ilişkin tutuklamalar bununla sınırlı kalmadı. Odatv operasyonunun ardından Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel ile birlikte, Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik ve Yazı İşleri Müdürü Aydın Keser de tutuklandı.

Meral Akşener, “Libya’daki şehitlerimiz üzerinden FETÖ’cüleri sevindirecek işlere imza atıyorlar. FETÖ’nün ilk hedefi olmuş gazetecileri hapse gönderiyorlar. Libya’daki istihbaratçıların cenazesi bu kadar gizliyse neden siyasi parti temsilcilerini davet ettiniz” ifadelerini kullandı.

Meral Akşener’in konuşmasından öne çıkan kısımlar şöyle:

“KADIN ÖLÜYORSA TÜRKİYE ÖLÜYOR DEMEKTİR”

“Biliyorsunuz 8 mart dünya kadınlar günüydü. Türklerde kadın öğretendir, toplumun direğidir. Türklerde kadın akıldır, sağduyudur, toplumsal hafızadır. Türk devletleri kadını baş tacı yaptığı zaman yükselir. Türkler kadınlarıyla yükselir, kadınlarıyla yücelir. Milli mücadele böyledir, cumhuriyetin ilk yılları böyledir. Kültürümüz tarihimiz böyleyken kadın hapisse Türkiye geriliyor demektir. Türkiye’de kadın ölüyorsa Türkiye ölüyor demektir. Kadınımızın her türlü dayatmadan kurtulması için yılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin neresinde yaşıyorsanız yaşayın İYİ Parti’nin kapısı sorunlarınızın çözümleri için ardına kadar açıktı. Dünya emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun.”

“ÇOK SAVAŞ KAYBETTİK AMA ONURUMUZU KAPILARDA BIRAKMADIK”

“Acı dolu bir haftayı geride bıraktık. Şehitlerimizi toprağa verdik. Ümit ettik ki yönettikleri devletin kendi şirketleri olmadığını hatırlasınlar. Ama olmadı. Mehmetçik İdlib’de vatanı için canını ortaya koydu ama sayın Erdoğan yeni beceriksizliklere yelken açığını gördük. Sayın Erdoğan bilmez ki Mehmetçik son nefesini verdiğinde geride kalanların da nefesi kesilir. Sayın Erdoğan bunları bilseydi, bunlar sayın Erdoğan’ın bunlar umrunda olsaydı evlatlarımızı yitirdikten 2 gün sonra şaka yapabilir miydi? Askerimizi şehit eden Putin ve Esad oldu, ayağına giden biz oldu. Sayın Erdoğan, biz Türkler çok savaş kaybettik ama onurumuzu hiçbir kapıda bırakmadık.”

“AYAKLARINA GİDİP NASIL TEŞEKKÜR EDEBİLDİN”

“Tarih boyunca kaybettiklerimizin yerine yenilerini koyabildik, yeni bir cumhuriyet kurduk. Bu nedenle Rusya’ya giderken milletçe senden tek bir beklentimiz vardı canını ortaya koyan mehmetçik kadar onurlu olmandı. Sense gittin o onurun onda birini masa başında gösteremedin. Gittik kapılarda bekletilmeye razı olup üstüne bir de kabul edildiğiniz için Putin’e teşekkür ettin. Dostun Putin kapıda beklemeni bütün herkese gösterip bizi rezil etti. Sayın Erdoğan hani itibardan tasarruf olmazdı. Onlar sana kapı önünde beklemeyi, layık gördün sen ayaklarına gidip onlara nasıl teşekkür edebildin? Yazıklar olsun. “

“LOZAN’A BÖYLE CİDDİYETSİZ BİR HEYET GİTSEYDİ NE OLURDU”

“Suriye topraklarında operasyon yapmamıza neden olan PKK/YPG/PYD’den artık söz edilmiyor. Milletimizin gözüne baka baka zaferden söz edenler var. Esed rejimi bir anda Suriye Arap Cumhuriyeti oluverdi. Esad ile aracılarla görüşüldüğünü sayın Erdoğan’ın ağzından öğrendik. Biz bunu derken iktidar Emevi camisinde namaz kılacaklarını söyledi. Biz bunları derken iktidar taş üstünde taş omuz üstünde baş kalmayacak diye ultimatom verdi. Gözlem noktalarımız ıssız adalar gibi Allah’a emanet kaldı. İktidar türkürdüğünü yaladı, kapı önlerinde süründürüldü. Sayın Erdoğan sık sık Lozan Anlaşması’nı eleştirir. Lozan’da böyle ciddiyetsiz bir ekiple gitseydik ne olacaktı? Doğu’da Ruslarla, Batı’da Yunanlılarla ortak devriye atıyor olacaktık! Boğazları da İndilizlerle beaber şletiyor olurduk. Soçi mutabakatını koruyamayanlar Sevr’i yırtıp atanlara dil uzatamazlar. Hatay’ı Misak-ı Milli sınırlarına katanlara dilz uzatmazlar.

Allah bu toprakları bize vatan yapan şehit ve gazilerimizden razı olsun. Allah, cumhuriyet kurulduğundan bu yana PKK’ya karşı, Kıbrıs’ta, Kore’de şehit olan ve gazilerimizden razı olsun. Allah Mustafa Kemal Atatürk’ten ve onunla yol yürüyenlerden razı olsun.”

“TÜRKİYE SIĞINMACI MESELESİNİ ELBETTE TEK BAŞINA TAŞIMAK ZORUNDA DEĞİLDİR”

“Moskova protokolü bir ara çözümdür. Bunu kalıcı hale getirmek için devlet aklıyla hareket etmek gerekir. Bu kadar önemli kararları sarayından tek başına alma, Suriye meselesi milli bir meseledir. Adımlar atmadan önce muhalefet partileri ile istişare et. Bu kadar hata yaptıktan sonra muhalefetten detaylarını bilmediğin politikalara destek vermesini bekleme.Türkiye, batının da ortak olduğu Suriye meselesinden ötürü oluşan sığınmacı meselesini elbette tek başına taşımak zorunda değildir. Ama ergen siniriyle yapılan hareketler Türkiye’yi insan kaçakçısı ülke durumuna sokuyor. Meseleye sadece onların istediği pencereden bakmamızı istiyorlar.”

“MADEM GİZLİYDİ NEDEN SİYASİ PARTİ TEMSİLCİLERNE KADAR CENAZEYE DAVET ETTİNİZ”

“Libya’daki şehitlerimiz üzerinden FETÖ’cüleri sevindirecek işlere imza atıyorlar. FETÖ’nün hedefinde olan gazetecileri yeniden hapse gönderdiler. Son günlerde gazetecilere yapılan operasyonların arkasında bunlar var. Madem şehit istihbaratçımızın cenazesi gizliydi neden siyasi parti temsilcileri davet edildi. İlla bir şey soruşturacaksanız gidin o cenaze törenini sızdıran mekanizmaları soruşturun. Haberi yapan gazeteciyi ceza evine göndermek işin en kolayı. Üstelik bunu FETÖ’cü yöntemiyle yapmak en kolayı.”

“GİTSİNLER ANADOLU’DA EKONOMİNİN ŞAHA KALKTIĞI MASALINI ANLATSINLAR”

“Son 6 yılda her bir vatandaşı 5 bin dolar zengin olabilecekken 3 bin 500 dolar fakirleşen bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Damat beye göre ekonomi dengeleniyor ama işsizlik düşmüyor; esnaf, çiftçi, sanayici borç altında ezilmeye devam ediyor. 2002 yılından bu yana hane başına düşen borç 88 kat arttı. İktidara geldiklerinden çiftçilerin borcu 3 milyar liraydı, bugün 40 kat arttı. 2002’de kriz koşullarında ekonomideki tüm kesimlerin toplam borcu 386 milyar liraydı, bugün 5 trilyon 835 milyar lira… Milli gelirimizin yüzde 40 fazlası. Sayın Erdoğan Türkiye ekonomisini 3,5 kat büyüttük diyor ama borçlardan bahsetmiyor. Torunlarımıza bırakacağımız ekonomi bu mudur? Gitsinler Anadolu’da ekonominin şaha kalktığı masalını anlatsınlar. Oralarda anlatsınlar ki vatandaş onları süpürge sapıyla nasıl kovalıyor görsünler.”

YORUMLAR
BU HABERİ PAYLAŞ
Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN