Milli Yetim

9 Ocak 2019
Milli Yetim

Düzelmesi gereken en eğri yanımız olduğu kanısındayım yazıma başlık olarak verdiğim kavramın! Eğri olan nesne kuru ise doğrultmaya kalktığında kırılır ancak “ağaç yaş iken eğilir” atalar sözünce adım atarsak eğri yanımızı düzeltmek zor olmayacaktır. 95 yaşında gencecik bir ülkeyiz, “başımızı okşayan ellerin” çok olması sebebiyle “istem dışı” eğilen bir dalımız var. Ana damarımız olan eğitim! Bir seçim düşünün 81 milyon insanın yaşadığı bir ülke! 60 milyon seçmen! Adaylık şartlarını sağlayan herkes bu 81 milyonluk ülkenin baş kağanı olabilir! Bir seçim düşünün ki ancak 3 kişi aday olarak boy gösterebiliyor! Üçü için de gerek yeterli olduğu gerek yetersiz oldukları kanısında olan insanlar var. Ancak herkes sandığa gitmeleri gerektiğine inandırılıyor, bunun da sebebi demokrasi!
Demokrasi; aday olarak karşınıza çıkan yahut çıkarılan kişiyi onaylamadığınızda bunu söylemenizi gerektirir. Oysa bizim bu konuda bazı sıkıntılarımız var!
Efendim?
Evet eğri bir yanımız var: eğitim! Eğitimli bir toplum olsak –ya da daha doğru söylemeye çalışayım ki kimse incinmesin- eğitim düzeyi daha yüksek bir toplum olsak;
Seçilme hakkına sahip olduğunun bilincinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan liderlik ruhuna sahip herhangi birileri de baş kağan olmak arzusu ile halkın arasından halkın huzuruna çıkar ve Allah ona kut verdi ise seçilir.
Seçme hakkına sahip olduğunu bilerek Türkiye Cumhuriyeti’nin baş kağanını seçmeye daha bilinçli yaklaşan vatandaş, huzurundaki kağan namzetlerinin nasıl hasletlere sahip olduğunu, devleti yönetme! Kusura bakmayasınız yanlış söyledim “millete hizmet etme” konusunda
yaklaşımının nasıl olduğunu bilir ve kendi tercihi ile oy verir. Ve bu şekilde devletimizin ilelebet ayakları üzerinde kalmasını sağlarız.
Elbette ki eğitimsiz insanlar da liderlik vasfı taşıyabilirler. Henüz okuma yazma bilmeyen bir çocuk düşünün; arkadaşları ile oynadığı her oyunda oyunu yöneten, evcilikte dahi kişilerin rollerini belirleyen bir çocuk. İşte o da bir çeşit lider çünkü o ruh var onda. Hadi bu çocuğu birkaç farklı şekilde yetiştirelim:
Bu çocuk eğitilmezse; tıpkı bir ağacın henüz fidanken yanına bir tahta dikilerek doğrultulmazsa elin bahçesine sarkıp saçaklandığı gibi hakkı olmayan bahçelere uzanır, hakkı olmayan meyveleri tüketir, hakkını savunan bahçe sahibini de rezil eder.
Bu çocuk eğitilmezse; eline sapan alıp kendi rahatı için gözünü kırpmadan vatan bekleyen ağabeyine taş atar! O çocuk eğitilmezse; büyüdükçe elindeki “bazılarınca masum” silahı da büyür ve başkalarının eğlenmek için kullandığı hava fişeklerini silah gibi kullanır ve yine kendisi için uğraşan ağabeyine zarar verir. O çocuk daha da eğitilmezse; dağa çıkar, ağabeyinin gözü gibi koruduğu, uğrunda canını hiçe saydığı o vatana düşmanlık eden, kuyruk acısı olan devletlerin verdiği silahlarla kendi vatanına saldırır. Elbette ki masum değil o çocuk ancak suçlu da değil!

Eğitilseydi öyle olmayacaktı.

O çocuk eğitilseydi; dalı kırmayacak, sapan yapmayacak, taş atmayacak, hava fişeklerini o da eğlenmek için kullanacak, dağa yalnızca temiz hava almak için çıkacak yahut güzel vatanını seyretmek olacaktı dağa çıkmaktaki amacı. Ve vatanına el uzatanın elini belki kökünden kıracaktı.
Ne yani şu an 81 milyonda bir kişi mi Türk Milletine hizmet edecek/devleti yönetecek kişi?
Ne yani 81 milyonda 3 kişi mi cumhura başkanlık edebilecek kadar yetkin olduğunu düşünen aday?
Sizi temin ederim dostlar A partisi B partisi taraftarı olarak yazmıyorum bu yazıyı ve düşünmüyorum bu fikirleri… Bu yüce milletin bir ferdi olarak içimden geçenleri paylaşıyorum. Demokratik bir ülkeyiz sonuçta!
Eğitim bir ülkenin can damarıdır! Tıpkı sanat gibi!
Gel kardeşim eğilelim; eğildiği yerden kaldıralım taze fidan ülkemizi!
Gel kardeşim sevelim; kırıldığı yerden saralım Hakk’ın evi gönülleri!

Ufuk CENGİZ

YORUMLAR
Anahtar Kelime: ,
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN