Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırşehir’e Gelişi

24 Aralık 2018
Mustafa Kemal Atatürk’ün Kırşehir’e Gelişi

Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıktığında onu zor , meşakkatli ama kutlu bir yol bekliyordu.

Onun bu kutlu yolculuğunun son duraklarından olan Kırşehir, Milli Mücadele kahramanı için bir motivasyon,  destek ve umut durağı olmuştu.

Ankara’ya gitmeden önce son durağı olan olan Kırşehir’de, Milli mücadeleye olan inancı, azmi ve kararlılığı görmüştü.

Mustafa Kemal Atatürk ve temsil heyetinin Kırşehir’e ardından da Ankara’ya ulaşması kolay olmadı.

Mustafa Kemal Paşa ile birlikte temsil heyeti, ikisi dolma lastikli olmak üzere üç otomobil ile yola çıkmıştı. Heyet üyeleri mevcut paraları ile ancak yirmi yumurta, bir okka(1200 gr) peynir ve on ekmek alabildiler. Yolculuk için gereken bin liradan daha az miktarda parayı da Osmanlı Bankası’nın Sivas şubesinden borç olarak temin etmişlerdi.

Sivas’dan hareket eden heyet Kayseri’ye ardından da Kırşehir’e doğru harekete geçmişti.

Mucur Kaymakamı Cevat Bey, heyetin Yenice Çiftliği’nden sonra Hacıbektaş’a gi­deceğini sanmasından dolayı herhangi bir hazırlık yapmamıştı. Heyet, yol yorgunlu­ğuna rağmen kaymakamlık binasına davet edilen Mucur ileri gelenleri ile ülkenin içinde bulunduğu durum hakkında genel bir görüşme yaptı. Mustafa Kemal Paşa, geceyi kaymakamlık binasında, heyet üyeleri de Mucur ileri gelenlerinin evlerinde geçirdi. Sa­bah iki otomobil ile Hacıbektaş’a hareket eden heyet, öğle üzeri Hacıbektaş yakınında­ki Yenice Çiftliği’nde Hacıbektaşlılar tarafından karşılandı.

Mustafa Kemal Paşa Kırşehir’de (24 Aralık 1919) Kaynak : Aşıkpaşa Kütüphanesi Fotoğraf Koleksiyonu

Hacıbektaş’ta Anadolu Alevilerinin önderi olan Çelebi Cemalettin Efendi ve Hacı­bektaş Dede postu Vekili Niyazi Salih Baba ile görüştükten sonra 23 Aralık 1919 Salı gü­nü tekrar Mucur’a dönen heyeti, bu kez Mucurlular ile birlikte Kırşehir’den gelen atlılar Kurugöl Köyü (şimdi belediyelik) mevkiinde karşıladılar. Mucur Kaymakamı ve Müda­faa-i Hukuk Cemiyeti Reisi Cevat (Akın) Bey, Sivas Kongresi kararlarından haberdar ol­duğu gibi, Sivas’tan yola çıkan heyetin Mucur’a da uğrayacağını biliyordu. Nitekim Ha­cıbektaş’tan Mucur’a dönmekte olan Mustafa Kemal Paşa ve heyeti için coşkulu bir tö­ren düzenlenmişti. Bu törene katılmak için gelen 150 kadar silahlı Mucur atlıları davul, zurna eşliğinde halkla birlikte Kurugöl Köyü’ne kadar giderek, çiseleyen yağmur altında iki saatten fazla bir süre heyeti beklemişti. Mucur Belediye Reisi Derviş Ağa, heyetin gel­mekte olduğunu haber verdi. Kendilerini karşılamak üzere Kırşehir ve Mucur’dan ge­len coşkulu kalabalığı gören Mustafa Kemal Paşa ve heyet üyeleri, otomobillerden in­diler ve halkı selamladılar. Kaymakam Cevat Bey, heyet üyelerine kazası adına “Hoş geldiniz” demiş ve bu sırada Mucur’a geldiğinde şimdiki Ziraat Bankası ve Hükü­met Binası arasında kız ve erkek ilkokul öğrencileri ile öğretmenleri bulunuyordu. Öğ­renciler ellerinde eski harflerle yazılmış: “Mustafa Kemal Paşa Hazretleri Hoş Geldiniz” yazılı bir pankart taşıyordu. Burada Mustafa Kemal Paşa öğrencilere ve kalabalığa : “Şimdiye kadar böyle içten bir karşılamaya rastlamadım. Mucurlular sağ olun. Vatan elden gidiyor. El ele verip düşmanlarımızı aziz topraklarımızdan kovacağız. Parolamız silah başına” şeklinde bir konuşma yaptı.

Mustafa Kemal Paşa Mucur’da kaldığı sırada öğrencileri yanına çağırarak sıkça görüşmüş ve onlarla yakından ilgilenmişti. Bu görüşmelerden sonra: “Bu küçük kasa­bada gördüğüm hürmeti ve çocuklarda gördüğüm zekayı hiçbir yerde görmedim” diye­rek, duygu ve düşüncelerini dile getirmişti.

21 Aralık 1919 Pazar akşamı saat 20.30’da Mucur’a gelen Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Heyeti, geceyi Mucur’da geçirip ve 22 Arlık 1919 Pazartesi sabahı iki oto­mobil ile Hacıbektaş’a hareket ettiler.

23 Aralık 1919 Salı gecesini Mucur’da geçiren Mustafa Kemal Paşa ve Temsil He­yeti, 24 Aralık 1919 Çarşamba sabahı Kırşehir’e hareket etti.

200 kadar atlı Gölhisar Çiftliği civarında tepelerde yerini almıştı. Başta Ali Hikmet Bey olamak üzere, Kırşehir’liler Yenice Mahallesi Kılıççı Köprüsünde yerini almıştı, tepelerden atlılar kalpaklarını sallayarak kafilenin geldiğini halka bildirdiler. Az sonra teperi aşan kafile Kılıççı Köprüsünde bekleyen halkla selamlaştılar ve kucaklaştılar. Burada çeşitli gösteriler yapıldı. Şimdiki Gazi İlkokulu önünde ve Kapıcı Camii civarında kurbanlar kesildi. Kafile doyuruldu, buradan hükümet binasına gidildi.

Şehrin genel durumu hakkında Ali Hikmet Bey tarafından bilgi verildi ardından Belediye daha sonra ise Kale İdadi Okuluna uğrandı.

Ortaokulda Kırşehir Sancağı’nın eğitim-öğretim durumu hakkında okul müdü­rü ve aynı zamanda Milli Eğitim Müdür Vekilliği görevini yürüten Ömer Aydın (Genç) Bey Bu arada Mustafa Kemal Paşa  arasında şöyle bir konuşma geçti ;

M. Kemal Paşa: – Müdür Bey, Kırşehir’in kaç iptidai mektebi var?

Ömer Aydın Bey: – Yetmiş, Efendim,

M. Kemal Paşa: – Kaç köyünüz mevcut?

Ömer Aydın Bey: -Üç yüz altmış iki pare

M. Kemal Paşa: – Mektep adedi köy sayısına göre azdır. Her köyde bir mektep açılmasını temin etmek için ne düşünüyorsunuz Müdür Bey?

Ömer Aydın Bey: – Efendim, eğer Umumi Harp’ten dönen ihtiyat zabitlerinin mu­allimlikle istihdamı mümkün olursa bu fikirlerinizi ziyadesiyle mevkii fiile koymak imkan dahiline girer. Okuma nispeti birden yükseltilebilir.

Mustafa Kemal Paşa’nın bu konuşması milli mücadeleye olan inancı ve kurtuluş sonrası eğitim ve öğretim konusundaki düşüncelerinin de daha şimdiden hangi boyutta olduğunu göstermesi bakımından çok önemliydi.

Oradan Gençlik Derneğine gidildi.Mustafa Kemal Paşa, burada Gençler Derneği’nin tüzüğünü alarak inceledikten sonra; “Sevgili genç­ler, sizin gösterdiğiniz heyecanlı tavır ve hareketlerinizden çok mutlu olduk. Esaret teh­likesine düşen, hürriyet ve istiklalini elde etme hususundaki davamızın ruhuna inanmış olduğunuza kanaat getirerek tüzüğünüzün çizdiği esaslar cidden takdir edilir şekildedir. İlerde hepinizin şerefli başarılar yolcusu olduğunuzu görmekle iftihar ederiz.” şeklinde dernek yöneticilerini duygulandıran ve mutlu eden sözler söylemişti. Gençlik Derneği Başkanı Sıtkı Doğu konuklara hitaben bir konuşma yaptı. Ardından Mustafa Kemal Paşa konuştu. Atatürk buradaki topluluğa şöyle seslendi:
”Milli varlığımız, onun kudreti, başımıza gelen ve gelecek olan bütün felaketleri def ve ref edecek kadar kuvvetli, güvendiricidir. Sevr ahitnamesi ile haksız olarak yurdumuzu işgal edenlerden hakkımızı almak için uğraşacağız. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde millet mümessilleri misakı milli esasları dahilinde gayelerimizi tahahkuk ettirmek için gerekli kararları aldılar. Hiç birşeyden yılmayacağız, yokluktan sıkılmayacağız. Büyük ve asil milletimizin varlığı, kudreti mutlaka istikbali ve istiklali kurtaracaktır. Terakki yolunda medeniyet kuracağız. Mensup olduğumuz milletin tarihi dünyanın tanıdığı en büyük varlıktır.”
Bu sırada uzatılan hatıra defterine ise kendi el yazıları ile şu metni yazdı :
”Kırşehir gençleri, vatanımızda gençliğin kıymetli bir emmuzeci olduklarını isbat edecek efkar-ı metine ve musube ile mütehalli bulundukları kanaatı ile vaz-ı imza eyleriz”
Atatürk, Kırşehir Müdafayı Hukuk Cemiyeti Başkanı Müftü Halil Gürbüz ile beraber dışarı çıktılar, çalışmalar hakkında bilgi hakkında bilgi verildi. Ardından Sait Efendioğlu Mustafa Efendi’ye ait ırmak kenarındaki konağa geçildi. Gece şehrin ileri gelenleri ile temaslar yaparak genel durum hakkında fikir alışverişinde bulundular. Gece fener alayları tertiplendi. Atatürk’ün kaldığı evin önüne gelen fener alayına katılanlara şöyle seslendi:
”Aziz ve mübarek vatanımızı kurtarmak için bütün münevverlerin, herkesin hazır olması lazımdır. İstanbul’a gitmeyeceğiz, Anadolu en büyük hazinedir. Sine-i Vatanda istihlas çarelerini beraberce, ölünceye kadar aramaya, temin etmeye çalışacağız. Gençlerin, Kırşehir’lilerin duyguları hepimizin müşterek davasıdır. Sizlerin bu asil duyguları bizi çok mütahassız etti. Ben ve arkadaşlarım sizleri sevgiyle selamlarız”

Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Heyeti 25 Aralık 1919 Perşembe günü saat 9.00 civarında Kırşehir’den uğurlandı.Saat 11.00 civarında da Kaman’a 20 km uzaklıkta bulunan Sofularda (Aydınlar) durarak köy bakkalı ile bu civarda bulunan köyler ve Ka­man hakkında kısa bir söyleşi yaptılar. Kırşehir atlıları, Aydınlar Köyü’nün biraz ile­risinde bulunan tepede Kaman atlıları ile buluşarak birlikte cirit oynayıp daha sonra Kırşehir’e döndüler. Heyet ise, Kaman atlılarının rehberliğinde Kaman girişindeki bir hanın önünde kalabalık bir halk tarafından karşılanmıştır. Kamanlılar tarafından coşku­lu bir şekilde karşılanan Mustafa Kemal Paşa’nın, başında sarı bir kalpak ve sırtında as­keri bir elbise bulunmaktaydı. Otomobilden inen Mustafa Kemal Paşa ve heyet üyeleri­nin etrafına toplanan halk ile birlikte Kaman Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti başkanı Hacı Ali Bektaş Ağa da gelerek ve konukları hazırlamış olduğu atlarla kendisine ait çiftliğe götür­dü. Burada ikindi kahvaltısı şeklinde; yağda pişirilmiş yumurta, yoğurt, pekmez ve meyve yenilmiş, yol yorgunluğunu atmak için bir saat kadar dinlenen Mustafa Kemal Pa­şa, köylerden gelen bazı kişilere, memleketin içinde bulunduğu du­rumu açıklayarak, padişahın iş göremez hale geldiğini, yurdun yer yer işgal edildiğini, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararları anlattı. Orada bulunan halktan da köylünün durumunu, “aşar” vergisini, “mültezim”lerin uygulamaları ve hayvan yetiştirme miktarlarını sormuştur. Daha sonra dışarıda bekleyen topululuğa karşı yüksek bir yere çıkarak şu konuşmayı yaptı :

”Köyünüz ne kadar güzel, her taraf ağaçlarla dolu, kim bilir yazın ne hoş ve serin havası olur. Şu cennet gibi köyünüzün içinde düşman çizmelerinin dolaşmasına han­giniz ve hangimiz razı oluruz. işte şirin İzmir’e düşman girdi. Oradaki vatandaşlarımızın hepsi esir muamelesi görmektedir. Padişah da esir edilmiş bir haldedir ve memleketin derdine çare bulacak bir durumda değildir. Düşmanlar bin bir hile ile, elbirliği yaparak bizi yok etmek istiyorlar. Sizlerin yardımı ile bu felaketli günleri atmaya çalışacağız.”

Mustafa Kemal Paşa’nın konuşması bittikten sonra çevresinde toplanan halk sev­gi gösterisinde bulundı ve bir müddet daha sohbet ettikten sonra hazırlanan akşam yemeğini yemek üzere H. Ali Bektaş Ağa’nın evine gittiler. Tavuk ve bulgur pilavından oluşan akşam yemeği yer sofrasında neşe içerisinde yenildikten sonra heyet üyeleri kendileri için ayrılan odalarda yatmışlardır. Mustafa Kemal Paşa ise gece bir müddet daha bazı notlar almak ve almış olduğu notları da gözden ge­çirmek için yatmamış, bu süre içerisinde de Kaman Belediye Başkanı Halil Bey kendi­sine refakat ederek ikramlarda bulunmuştu.

Kırşehir halkı, Mustafa Kemal Atatürk’ü yürüdüğü bu yolda asla yalnız bırakmadı, milli mücadeleye sonuna kadar destek verdi.Mustafa Kemal Atatürk, milli mücadeleye olan inanç ve kararlılığı Kırşehir’de görmüştü.Türk Milletine olan inancı Kırşehir’de daha da sağlamlaştı.

26 Aralık 1919 Cuma günü sabah erken kalkan Mustafa Kemal Paşa ve Heyeti Kaman’dan, çevre köylerden ve Kırşehir’den gelen atlılarla birlikte kalabalık bir halk ta­rafından yağışlı ve çamurlu bir ortamda Ankara’ya uğurlandı.

YORUMLAR
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN