Ne Para Ne Şöhret Bir Selam Verin Yeter

13 Kasım 2018
Ne Para Ne Şöhret Bir Selam Verin Yeter

Neşet Ertaş’ın bestelerini okuyarak, plak listelerinde ön sıralara yükselen sevilen şarkıcılarımızdan bazıları, geçenlerde Selda’nın evinde toplanarak ünlü sanatçıyı davet ettiler. Kendisine teşekkür edip, yeni şarkılarını dinlediler. Fotoğrafta, neşet Ertaş çalarken, Seyhan Karabay ile Selda, kendisini can kulağı ile dinliyor…

Ardında unutulmaz türküler bırakarak 25 Eylül 2012’de hayata veda eden büyük  halk ozanı Neşet Ertaş’ın anısına, 16 Aralık 1972 tarihli bir dergi haberi…

Neşet Ertaş şimdiye dek hiçbir sanatçıdan teşekkür almamış. Üstelik besteleri  çalınmış, türkülerinden ne para almış, ne de plakların altına adı yazılmış.

Kendim Ettim Kendim Buldum, Dane Dane Benleri, Tatlı Dillim, Gönül Dağı, Tatlı  Dile Güler Yüze, Çiçek Dağı, El Çek Tabip ve bunlar gibi daha yüzlerce türkü…

Üç yaşında duvarda asılı sazı görüp, sevmiş. Beş yaşında tutulmuş saza. Ondan  sonra da elinden düşürmez olmuş. Sonrasında hepinizin bildiği Neşet Ertaş  doğuvermlş.

Halen Ankara Radyosu’nda çalışmakta olan Neşet Ertaş’ın bugün 500’e yakın eseri, 100’e yakın da plağı var. Şarkılarını o kadar çok sanatçı okumuş ki, sayısını,  adlarını bilmiyor Neşet Ertaş. Bildiklerinin de çoğuyla tanışmamış.

Neşet Ertaş’ın «Tatlı Dillim» adlı bestesiyle müzik dünyasında adını duyurup,  şöhret olan Selda geçenlerde evinde bir çay partisi düzenleyerek, ünlü sanatçıyı  bestelerini okuyan müzisyenlerle tanıştırmak için ilk adımı attı.

Fakat ne çare ki, Neşet Ertaş’ın bestelerini okuyarak ön sıralara yükselen  sanatçılardan pek azı geldi bu toplantıya.

Ama Neşet Ertaş çevresini dolduran bu birkaç müzisyenin yakın ilgisinden  öylesine hoşnut kaldı ki, gelmeyenlere kızmadı, gücenmedi bile…

(Olayın 1972 yılından 7-8 yıl önce geçtiği sanılıyor)

Selda’nın evindeki çay partisi Neşet Ertaş’ın besteleriyle başladı, onun  besteleriyle bitti. Usta müzisyen salona girdiği zaman Kamuran Akkor, Vasfi  Uçaroğlu, Selda, Edip Akbayram ve Kardaşlar hep birlikte oturmuş, Neşet Ertaş’ın  son plaklarından birisini dinliyordu.

Sanatçı, sazı elinde salona girince pikaptaki plak kaldırıldı.

– «Bu toplantı beni mutlu kıldı» diye konuşmaya başladı Neşet Ertaş.«Şimdiye  kadar eserlerimi okuyan sanatçılardan, ne bir tek teşekkür, ne de bir selam  aldım. Oysa ben ne bestelerimi okudukları için onlardan ne para istiyorum, ne de  şöhret peşindeyim. Beni gördükleri zaman bir selam versinler yeter.» 

(Bu sözleri herkesi çok şaşırttı. Her türlü dalaverinin döndüğü piyasada Ertaş’ın büyüklüğü salondakileri şok etti) 

Daha fazla konuşmadı Neşet Ertaş. «Müzisyenin işi konuşmak değil çalıp,  söylemektir» der gibi sazını eline alıp çalmaya başladı. Bağlamanın tellerinden  dökülen dertli havalara, Ertaş’ın o yanık sesi de karışınca çıt çıkmaz oldu.

Selda, Neşet Ertaş için koskocaman bir sofra hazırlamıştı. Türkülere ara  verilince masaya geçildi. Ertaş kendisi için hazırlanan pastayı kesti. Toplantı  masada birden daha da canlanıverdi. Ondan sonrası tahmin ettiğiniz gibi geçti bu  güzel beraberliğin. Bağlamanın yanına, gitarlar, curalar katıldı. Ve hep  birlikte söylenen türküler gece yarısına kadar devam etti…

(Türk Nostalji)

YORUMLAR
Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN