Türkiye Siyasetinin Geldiği Son Nokta !

12 Şubat 2020

Türkiye’de siyasetin en önemli gündem maddesi ; İktidar ve Ana Muhalefet partisi liderlerinin karşılıklı ”FETÖ” suçlamasında bulunmaları oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün yaptığı grup toplantısında , ””Devleti FETÖ’ye teslim eden kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi. dedi ve sözlerine şöyle devam etti , ”Erdoğan, 2016 yılında “FETÖ ile bir ortak yanımız vardı. Aynı menzile farklı yollardan giden bir yapı olarak ördük. Bambaşka niyetlerinin, sinsi planlarının olduğunu görmedik” diyor. Yalan söylüyor! Çünkü 2014 yılında Milli Güvenlik Kurulu söyledi sana.  Erdoğan’a ve partisine destek veren partiye de söylemek isterim. Ülkeye bağlılığınızı başka parti üstünden yapıyorsanız, ben sizin milliyetçiliğinizi de sorgularım!Bir sürü pislik saçılmış, çıkan kokudan burnumuzu tutuyoruz. O hâlâ nasıl barışırım diye Fehmi Koru’yu aracı yapıp FETÖ elebaşı ile barışmaya çalışıyor. Niye? Ortaya çıkmasını istemediği daha çok pislik var diye.Devletin kozmik odasını FETÖ unsurlarına kim açtı? Bir kişinin talimatı ile açıldı; Recep Tayyip Erdoğan. Devletin namusunu terör unsurlarına açan FETÖ’nün siyasi ayağıdır!FETÖ ile gerçekten mücadele ediliyor mu? Gerçekten devletten temizlendiler mi? Bylock listesini açıklamıyorsan FETÖ’ye destek veriyorsun demektir!”

”SENİ ORAYA GETİREN FETÖ”

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise FETÖ’yü temsil eden kişi ve kuruluşların kendisine, AK Parti hükümetlerine ve partisine karşı başlattığı saldırılara ve sürdürdüğü savaşa herkesin şahit olduğunu dile getirerek “Peki CHP, bu işin neresindedir? Daha eskileri bir kenara bırakıyorum. Sayın Baykal’ın genel başkanlıktan ayrılması ve yerine Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle birlikte CHP bu işin tam göbeğine yerleşmiştir. Kılıçdaroğlu, kendisini genel başkanlığa taşıyan o kaset kumpasının dahi sorumluluğunu üzerimize yıkmaya çalışarak, FETÖ’nün istediği yolda yürümeye başlamıştır. Seni oraya getiren FETÖ, ne konuşuyorsun?” dedi. 

“Sayın Baykal’a kurulan kaset kumpasının savcısı FETÖ’den ihraç edildiği halde Kılıçdaroğlu’nun bunun hiç sözünü ettiğini duydunuz mu?” diye soran Erdoğan, tam tersine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun FETÖ tetikçisi savcının görevden alınmasına şiddetle karşı çıktığını söyledi.

CHP’nin ise FETÖ’nün hukuk tarafından terör örgütü olarak tanımlandığı halde bu yapının safında yer aldığının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bölücü, mezhepçi terör örgütleriyle ve uzantılarıyla kol kola yürüyen CHP, 17-25 Aralık’tan sonra bu kadroya FETÖ’yü de dahil etmiştir. Esasen bu konuda söyleyecek tek sözü olmayan partinin FETÖ’nün siyasi ayağı diye ortaya çıkması, suç mahalline dönen hırsız misali kendi kendini ele vermesidir. FETÖ’nün, MİT Müsteşarımıza sinsi kumpasını özellikle ifade eden 7 Şubat MİT krizi olarak bilinen hadisede CHP’nin ortaya koyduğu tavır, FETÖ’nün siyasi ayağının bir başka örneğidir. Biz, bu kumpasın önüne geçmek için çalışırken dönemin CHP milletvekilleri ‘MİT Müsteşarı yetmez, Başbakan da soruşturmaya dahil edilsin’ diyerek FETÖ tezlerinin borazanlığını yapıyorlardı. Kılıçdaroğlu’nun tavrı da farklı değildi. O da MİT Müsteşarını hedef alan FETÖ kumpasını engellemek için yaptığımız düzenlemeyi desteklemek yerine ‘Kişiye özel düzenleme yapılamaz.’ diyerek FETÖ ağzıyla kamuoyu oluşturmanın peşindeydi.”

Kılıçdaroğlu’nun her sözü, her eyleminin FETÖ medyasında manşet olduğuna işaret eden Erdoğan, CHP liderinin FETÖ ile mücadele konusunda atılan her adımda hükümetin karşısında yer aldığını söyledi. 

FETÖ’nün en önemli insan devşirme ve mali kaynak kapısı olan dershanelerin kapatılması tartışmasının CHP’yi ele veren bir diğer örnek olduğunu vurgulayan Erdoğan, daha önce dershaneleri kapatmayı seçim beyannamesine koyan CHP’nin hükümet aynı amaçla harekete geçtiğinde en büyük dershane destekçisi olduğunu ifade etti.

 

YORUMLAR
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN