Bu Yaz, Belediye Bey’den Birkaç Ricam Var

9 Haziran 2017
Bu Yaz, Belediye Bey’den Birkaç Ricam Var

 

1- Seneyidevriyesine geldik ama belli ki hala da bitmeyecek bu yollar. Bitmeye bitmez de… Şimdi şöyle bir şey var: Ana caddelere odaklanıldı, bu sefer de zaten perişan olan ara sokaklar tamamen ihmal edildi de söylenmiyor işte, söyleyince kötü oluyoruz.

 

** Her neyse buna yapacak pek bir şeyimiz yok biliyorum ama Belediye Bey, bu yaz ana caddeleri bari sık sık sulatın. Tozlu yemek yemekten, tozlu elbise giymekten, tozlu çay içmekten, toz duman içinde ve renk değiştirerek eve gitmekten bıktım.

 

2- Malum yaz geliyor, yazla beraber yurt içinden ve yurt dışından memleket hasreti çeken gurbetçilerimiz geliyor, şehir kalabalıklaşıyor, insandan fazla olan araç sayısı (mübalağa) daha da artıyor. Bu şehrimizin hareketliliği açısından harikulade bir şeydir, kabul ediyorum.

 

*** Ama olmayan yolda, aklına düştü mü yanıp sönen trafik işaretçileriyle şu an bile zor ilerleyen Kırşehir trafiği taşıt ve insan kalabalığı arttıkça ne yapacak bilmiyorum. Ya trafik işaretçilerini tamamen kaldırın, yolunu bulan geçsin ya da yiğit trafikçilerimiz eşliğinde berbat trafiği kontrol altına alın. 5 dakikalık yolu 15 dakikada gitmekten sıkıldım.

 

Ayrıca ne o yollar öyle ya hu! Köstebek yuvası gibi. Sekiz çize çize geziyoruz caddelerde, daha arabaların gördüğü hasarlardan hiç bahsetmiyorum. Gurbetçilerimiz böyle mi hatırlayacak memleketlerini? Hem lütfen şu kaldırıma park eden sürücülere de gereken yaptırım uygulansın artık. Kaldırıma araba mı park edilir ya hu! Yolda zaten gidemiyoruz, bari kaldırımları yayalara bırakın.

 

3- Bunu söylemekten çok korkuyorum ama söylemezsem de olmaz. Yaz geliyor, sıcaklar bastırıyor, insanlar terliyor, sadece çalışanlar değil, gezenler de terliyor… Bu ne demek tahmin etmişsinizdir ve sanırım cümlenin devamına gerek kalmadı, ben ricamı söyleyim:

 

*** Belediye Bey, yukarıdakilerin hepsinden geçtim, biri olmasa öbürü olur ama lütfen elektrik ve suyun kaderiyle oynamasınlar. Geçen seneden iyi biliriz bu perişanlığı.

Çok çok dikkatli çalışılsın, işi bilen ekip işe gitsin, işte o vakit ne boru patlar ne de tel kopar. Biz de hayır dualar ederiz bol bol.

 

4- Bir mesele daha var söylemem gereken: Bizim çöp konteynerlerimiz nerede arkadaş? Çöpü caddedeki refüje biriktirmek ne acayip bir şey ya da karşı apartmanın dibindeki boşlukta toplamak bana çok mantıksız geliyor. Niye benim apartmanımın köşesi çöp toplama yeri olsun ki?

 

*** Belediye Bey, neden kaldırdığınızı falan sorgulamıyorum ama nasıl bir sıkıntıya yol açtığınızı söylüyorum. Bakın bu konuda Kırşehirli de suçlu biraz, vaktinde getir(e)miyor, doğrudur ama bu yine de kötü görüntünün bahanesi olamaz. Yaz geliyor ve vaktinden önce ya da sonra bırakılan çöplerin nelere sebep olacağını buyurun siz tahmin edin. Midem bulanıyor.

 

5- Ha tabi bir de vazgeçilmez konumuz, Suriyelilerimiz var: Bebek, çocuk, ana, baba, ebe, dede… Ortalıkta dilendirmek için gezdirmeyin Allah aşkına! Yazıktır, günahtır. Çoluk çocuğa zuldür bu yapılan.

 

** Bakın bu sadece Belediyemizin problemi değil, bu insanlığın problemi aslında. O sıcakta dilenmeye çıkan kadın ve çocuklar var ya! Onlar kendilerine değil, şerefsiz ağababalarına dileniyor. Bunu sadece ben değil herkes görüyor. Müsaade etmeyin!

 

Ben bunlara para verdim mi? Hayır. Verir miyim? Asla. 

Ama bir sıcak çorba, bir taze ekmek, bir bardak çay… Başım gözüm üstüne. Dilendirmeyin bunları! Rahatsız oluyorum.

 

Sürçülisan ettiysek af buyrun.

Ne dediysek her cümleyi Kırşehir’imiz için söyledik.

Bu yaz hoş kalalım…

 

“Kalemimizin zoru akıl vermek değildir şüphesiz,

Lakin eğriye de doğru demek değildir şüphesiz.” / ÖKCÜN

YORUMLAR
Anahtar Kelime:
YORUMLAR Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı.. Belki İlk Yorumu Sen Yapmalısın..

SOSYAL MEDYA BİZİ TAKİP EDİN