Eğitim-İş’ten Eğitim Politikalarına Sert Eleştiri: Cumhuriyet Vurgusu
Cumhuriyet’in 103. yılında Eğitim-İş, Türkiye’deki eğitim sistemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ÇEDES, Maarif Modeli, çocuk işçiliği ve öğretmenlerin çalışma koşullarının eleştirildiği açıklamada Cumhuriyet’in temel değerlerine sahip çıkma çağrısı yapıldı.
Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini, eğitim alanındaki kazanımlarını ve günümüzde karşı karşıya bulunduğunu savunduğu sorunları değerlendirdi.
Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim değişikliği değil, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesiyle şekillenen köklü bir toplumsal dönüşüm olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin akıl, bilim, özgürlük ve eşit yurttaşlık ilkeleri üzerine inşa edildiği vurgulandı.
“Cumhuriyet, Kulluğa Karşı Yurttaşlığın Zaferidir”
Cumhuriyet’in emperyalizme karşı verilen Millî Mücadele’nin ardından millet egemenliğine dayalı yeni bir devlet anlayışı ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, bu tarihsel kazanımın yalnızca siyasi bağımsızlıkla sınırlı olmadığı ifade edildi.
Toplumun eğitim yoluyla çağdaşlaşmasının Cumhuriyet devrimlerinin temel hedeflerinden biri olduğu kaydedilirken, 1933 yılındaki Cumhuriyet'in Onuncu Yıl kutlamalarında kullanılan “Her şeyi kendimizden bekleriz!” ifadesinin bugün de toplumsal dayanışma ve bağımsızlık açısından önemli bir mesaj taşıdığı belirtildi.
Eğitim Politikalarına Eleştiri
Eğitim-İş, açıklamasında Türkiye’de uygulanan eğitim politikalarına da geniş yer verdi. Laik, bilimsel, kamusal ve parasız eğitimin Cumhuriyet’in en önemli kazanımları arasında bulunduğu ifade edilirken, özellikle ÇEDES uygulamaları ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli eleştirildi.
Sendika, söz konusu uygulamaların laik ve bilimsel eğitim anlayışını zayıflattığını savunarak Atatürk ilke ve devrimlerinin eğitim sistemindeki yerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada çocukların eğitimden uzaklaşması, çocuk işçiliği, okullardaki beslenme sorunları ve eğitimde fırsat eşitsizliği de gündeme taşındı. Her çocuğun ekonomik koşullarından bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesinin sosyal devlet anlayışının temel sorumluluklarından biri olduğu ifade edildi.

Öğretmenlerin Sorunlarına Dikkat Çekildi
Cumhuriyet’in eğitim alanındaki dönüşümünde öğretmenlerin üstlendiği tarihsel role işaret edilen açıklamada, eğitim emekçilerinin ekonomik ve sosyal koşulları da değerlendirildi.
Öğretmenlerin güvencesiz istihdam, düşük ücretler ve eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarıyla karşı karşıya kaldıkları belirtilerek mesleğin saygınlığının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulunuldu.
Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller yetiştirme idealinin ancak özgür, güvenceli ve nitelikli bir eğitim ortamıyla gerçekleştirilebileceği vurgulandı.
“Cumhuriyet’in Kazanımlarını Yaşatmaya Devam Edeceğiz”
Eğitim-İş, Cumhuriyet’in korunmasının aynı zamanda çocukların eğitim hakkını, emekçilerin insanca yaşam koşullarını ve halkın egemenliğini savunmak anlamına geldiğini belirtti.
Sendikanın laiklik, bilimsel eğitim, eşitlik ve sosyal adalet ilkeleri doğrultusundaki çalışmalarını sürdüreceği ifade edilen açıklamada, Cumhuriyet’in toplumsal kazanımlarının gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak sorumluluk olduğu kaydedildi.
Mesajın sonunda başta Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele kahramanları ve Cumhuriyet’in kuruluşunda emeği bulunan tüm isimler saygıyla anıldı.
Eğitim-İş, Cumhuriyet Bayramı mesajını “Yaşasın Cumhuriyet! İlelebet Cumhuriyet!” ifadeleriyle tamamladı.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Kırşehir’de Yürek Yakan Kaza: Nazır Özkamalı Hayata Tutunamadı




Son Haberler
Eğitim-İş’ten Eğitim Politikalarına Sert Eleştiri: Cumhuriyet Vurgusu



