200 bin ton konsantre cevher yurt dışına götürülecek

GÜNDEM 31.12.2025 - 13:44, Güncelleme: 31.12.2025 - 13:44
 

200 bin ton konsantre cevher yurt dışına götürülecek

Kırşehir'deki altın madeni projesine ilişkin ÇED Nihai Raporu’na karşı başlatılan itiraz sürecinde binlerce dilekçe İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. Yapılan açıklamalarda, nadir toprak elementlerinin yurt dışına çıkarılacağı uyarısı yapıldı.

Koç ve Fernas ortaklığında, Kırşehir kent merkezine yakın bir noktada bulunan Kervansaray Dağları’nın bir ucunda yapılması planlanan altın madeni projesine ilişkin ÇED Nihai Raporu’nun yayımlanmasının ardından başlayan itiraz süreci kapsamında, yaklaşık 2 bin itiraz dilekçesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. ''200 BİN KONSANTRE CEVHER YURT DIŞINA ÇIKARILACAK'' Dilekçelerin teslimi öncesinde İl Müdürlüğü binası önünde düzenlenen basın açıklamasında çevre örgütleri, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar bir araya geldi.Burada konuşan Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu şu ifadelere yer verdi :  '' Bugün burada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerimizi teslim etmek üzere toplandık. Geldiğimiz noktada artık çok net bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu bölgede faaliyet göstermek isteyen firmalar, Türkiye’nin dört bir yanında maden sahalarını talan eden, kamuoyunun yakından tanıdığı büyük şirketlerdir. Kırşehir’de de altın madeni adı altında aslında çok daha değerli elementlerin bulunduğu bir saha üzerinden hareket edildiğini kendi raporlarında açıkça ifade etmektedirler. Yıllık yaklaşık 200 bin ton konsantre cevherin yurt dışına çıkarılacağı yine bu raporlarda yer almaktadır. Bu durum bize çok açık bir gerçeği göstermektedir. Dünyada nadir toprak elementleri üzerinden ciddi bir güç mücadelesi yaşanmaktadır. Hatırlarsanız, Çin bu elementlerin ihracatına sınırlama getirdiğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump bir açıklama yaparak, ‘Çok yakında çok büyük değerli element kaynaklarımız olacak’ demişti. O açıklamada özellikle Ukrayna ve Türkiye’nin adı geçmiştir. Bugün Kırşehir’de yaşanan süreç, yalnızca Koç ve Fernas ortaklığını ya da yerel bir madencilik faaliyetini aşan, küresel ölçekte yürütülen bir stratejinin parçasıdır. Bu firmaların da bu süreçten kolayca vazgeçmeleri mümkün değildir. Çünkü arkasında çok daha büyük, çok daha güçlü uluslararası çıkarlar bulunmaktadır. Biz buradan açıkça söylüyoruz: Halk olarak buna karşı çıkacağız. Direneceğiz. Çocuklarımızın, geleceğimizin bu şekilde ipotek altına alınmasına izin vermeyeceğiz. Eğer bu topraklarda maden çıkarılacaksa, bu karar bugünün şirketlerine değil, yarının çocuklarına ait olmalıdır. İsterlerse 50 yıl sonra, ister 100 yıl sonra, ister 200 yıl sonra; kendi bilim insanlarımızla, kendi mühendislerimizle ve kendi irademizle bu kaynakları ülke ekonomisine kazandırırız. Bugün Afrika’nın yaşadığı tablo ortadadır. ‘Zenginlik getireceğiz’ denilerek altın ve maden çıkarılan ülkeler, geride doğası talan edilmiş, halkı yoksullaşmış topraklar bırakmıştır. Biz Kırşehir’in ve Türkiye’nin böyle bir kaderi yaşamasına izin vermeyeceğiz. Bu nedenle bu talana karşı halkımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Hukuki tüm yolları sonuna kadar kullanacağız. Hukuki süreç tamamlanana kadar bu mücadeleden bir adım geri atmayacağız.”  ''GERİYE ÇEVRESEL TAHRİBAT KALACAK'' Açıklamada konuşan Kırşehir Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen, söz konusu maden projesinin kamu yararına herhangi bir katkı sunmadığını belirterek, projenin yalnızca özel şirketleri zengin edeceğini, buna karşın Kırşehir’in tarım ve hayvancılık potansiyeline ciddi zararlar vereceğini ifade etti. Göçen, yapılan bilimsel çalışmalar ve elde edilen teknik raporlar doğrultusunda bölgede yalnızca altın madenciliği hedefiyle hareket edilmediğinin ortaya konulduğunu belirterek, projeye konu sahada nadir toprak elementlerinin de bulunduğunun tespit edildiğini söyledi. Bu elementlerin ÇED sürecinde açıkça beyan edilmediğini dile getiren Göçen, söz konusu cevherin yurt dışına çıkarılarak işleneceğini, Türkiye’ye ise yalnızca çevresel tahribatın kalacağını vurguladı. Göçen, “Bu proje devlete katkı sunmaktan çok, ülkenin doğal ve stratejik kaynaklarının yurt dışına taşınmasına yol açacaktır. Geride ise dinamit patlatmaları, atık alanları ve geri dönüşü olmayan bir çevre kirliliği kalacaktır” dedi. ''TOPLUMSAL İRADEYE SAYGI GÖSTERİN'' Kırşehir Çevre Koruma Platformu adına konuşan Niyazi Şekertük ise itiraz dilekçelerinin toplanması sürecinde büyük bir emek ve gönüllü çalışma yürütüldüğünü belirterek, bu toplumsal iradeye saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Şekertük, Kırşehir halkının doğasına, suyuna ve geleceğine sahip çıktığını vurgulayarak, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Basın açıklamasında, ÇED sürecinin yeniden ve bilimsel kriterler doğrultusunda değerlendirilmesi çağrısı yapılırken, maden projesinin iptal edilmesi yönündeki talepler bir kez daha kamuoyuyla paylaşıldı.    
Kırşehir'deki altın madeni projesine ilişkin ÇED Nihai Raporu’na karşı başlatılan itiraz sürecinde binlerce dilekçe İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. Yapılan açıklamalarda, nadir toprak elementlerinin yurt dışına çıkarılacağı uyarısı yapıldı.

Koç ve Fernas ortaklığında, Kırşehir kent merkezine yakın bir noktada bulunan Kervansaray Dağları’nın bir ucunda yapılması planlanan altın madeni projesine ilişkin ÇED Nihai Raporu’nun yayımlanmasının ardından başlayan itiraz süreci kapsamında, yaklaşık 2 bin itiraz dilekçesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim edildi.

''200 BİN KONSANTRE CEVHER YURT DIŞINA ÇIKARILACAK''

Dilekçelerin teslimi öncesinde İl Müdürlüğü binası önünde düzenlenen basın açıklamasında çevre örgütleri, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar bir araya geldi.Burada konuşan Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu şu ifadelere yer verdi : 

'' Bugün burada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerimizi teslim etmek üzere toplandık. Geldiğimiz noktada artık çok net bir tabloyla karşı karşıyayız.

Bu bölgede faaliyet göstermek isteyen firmalar, Türkiye’nin dört bir yanında maden sahalarını talan eden, kamuoyunun yakından tanıdığı büyük şirketlerdir. Kırşehir’de de altın madeni adı altında aslında çok daha değerli elementlerin bulunduğu bir saha üzerinden hareket edildiğini kendi raporlarında açıkça ifade etmektedirler. Yıllık yaklaşık 200 bin ton konsantre cevherin yurt dışına çıkarılacağı yine bu raporlarda yer almaktadır.

Bu durum bize çok açık bir gerçeği göstermektedir. Dünyada nadir toprak elementleri üzerinden ciddi bir güç mücadelesi yaşanmaktadır. Hatırlarsanız, Çin bu elementlerin ihracatına sınırlama getirdiğinde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump bir açıklama yaparak, ‘Çok yakında çok büyük değerli element kaynaklarımız olacak’ demişti. O açıklamada özellikle Ukrayna ve Türkiye’nin adı geçmiştir.

Bugün Kırşehir’de yaşanan süreç, yalnızca Koç ve Fernas ortaklığını ya da yerel bir madencilik faaliyetini aşan, küresel ölçekte yürütülen bir stratejinin parçasıdır. Bu firmaların da bu süreçten kolayca vazgeçmeleri mümkün değildir. Çünkü arkasında çok daha büyük, çok daha güçlü uluslararası çıkarlar bulunmaktadır.

Biz buradan açıkça söylüyoruz: Halk olarak buna karşı çıkacağız. Direneceğiz. Çocuklarımızın, geleceğimizin bu şekilde ipotek altına alınmasına izin vermeyeceğiz. Eğer bu topraklarda maden çıkarılacaksa, bu karar bugünün şirketlerine değil, yarının çocuklarına ait olmalıdır. İsterlerse 50 yıl sonra, ister 100 yıl sonra, ister 200 yıl sonra; kendi bilim insanlarımızla, kendi mühendislerimizle ve kendi irademizle bu kaynakları ülke ekonomisine kazandırırız.

Bugün Afrika’nın yaşadığı tablo ortadadır. ‘Zenginlik getireceğiz’ denilerek altın ve maden çıkarılan ülkeler, geride doğası talan edilmiş, halkı yoksullaşmış topraklar bırakmıştır. Biz Kırşehir’in ve Türkiye’nin böyle bir kaderi yaşamasına izin vermeyeceğiz.

Bu nedenle bu talana karşı halkımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Hukuki tüm yolları sonuna kadar kullanacağız. Hukuki süreç tamamlanana kadar bu mücadeleden bir adım geri atmayacağız.” 

''GERİYE ÇEVRESEL TAHRİBAT KALACAK''

Açıklamada konuşan Kırşehir Kent Konseyi Başkanı Müfit Göçen, söz konusu maden projesinin kamu yararına herhangi bir katkı sunmadığını belirterek, projenin yalnızca özel şirketleri zengin edeceğini, buna karşın Kırşehir’in tarım ve hayvancılık potansiyeline ciddi zararlar vereceğini ifade etti.

Göçen, yapılan bilimsel çalışmalar ve elde edilen teknik raporlar doğrultusunda bölgede yalnızca altın madenciliği hedefiyle hareket edilmediğinin ortaya konulduğunu belirterek, projeye konu sahada nadir toprak elementlerinin de bulunduğunun tespit edildiğini söyledi. Bu elementlerin ÇED sürecinde açıkça beyan edilmediğini dile getiren Göçen, söz konusu cevherin yurt dışına çıkarılarak işleneceğini, Türkiye’ye ise yalnızca çevresel tahribatın kalacağını vurguladı. Göçen, “Bu proje devlete katkı sunmaktan çok, ülkenin doğal ve stratejik kaynaklarının yurt dışına taşınmasına yol açacaktır. Geride ise dinamit patlatmaları, atık alanları ve geri dönüşü olmayan bir çevre kirliliği kalacaktır” dedi.

''TOPLUMSAL İRADEYE SAYGI GÖSTERİN''

Kırşehir Çevre Koruma Platformu adına konuşan Niyazi Şekertük ise itiraz dilekçelerinin toplanması sürecinde büyük bir emek ve gönüllü çalışma yürütüldüğünü belirterek, bu toplumsal iradeye saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Şekertük, Kırşehir halkının doğasına, suyuna ve geleceğine sahip çıktığını vurgulayarak, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

Basın açıklamasında, ÇED sürecinin yeniden ve bilimsel kriterler doğrultusunda değerlendirilmesi çağrısı yapılırken, maden projesinin iptal edilmesi yönündeki talepler bir kez daha kamuoyuyla paylaşıldı.

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (10 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sordum Soruyu
(31.12.2025 14:46 - #21827)
MTA(Maden Tetkik ve Arama) isminde bir devlet kuruluşumuz varken, bu topraklardaki maden ve cevherleri neden birkaç yandaşa ve bu yandaşların kurduğu şirketlerle ortaklık yapan yabancı şirketlere peşkeş çekiyoruz? Bu soruya cevap verecek bir babayiğit arıyorum. Var mı?
Kasimpasali Boş işleri birak
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Reyis Hayrani Gurbetci
(01.01.2026 11:52 - #21835)
Solcular kulliyyen kodesse tikillssin
Bak, gelişmiş ülkelere, fındık bizden, kako Brezilyadan, bir çikolata 300 TLn, Neden?????? Birbirimizi yemekten, siyaset adı altin da, şu anda bile, nezaketsizlik etmekten, bir türlü vaz gecemiyoruz
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Tonton
(01.01.2026 16:14 - #21837)
Maden çıkacak şehrimiz. kazanacak
Örnek lutfen Mesela ne kazanacagiz
Bilemedim Ne kazanacak SIRIN SEHRIMIZ
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Kimse Kim
(01.01.2026 22:45 - #21840)
Ben bu iktidar kadar ülkenin rezervlerini dışarıya peşkeş çeken bir hükümet görmedim göreceğimide zannetmiyorum asla
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Bunlar şuan için bir öngörü, umarım hiçbiri yaşanmaz ve inşallah yukarıdaki sekmeler merkeze alınır.....
(02.01.2026 03:22 - #21842)
Sadece ÇEVRESEL TAHRIBAT DEGIL, GERI DÖNÜŞÜ OLMAYAN EKOLOJIK BOZULMAYA tanık olacağız.... 1 ciddi habitat tahribati/bozulmasi; 2 ciddi biyocesitlilik kaybi; 3 şu kaynakların da kirlenme ve tahribat; 4 balıkçılık sektörün de kirilma; 5 arıcılık sahasin da ürün kaybi; 5 otlak alanların tahribati; 6 hayvanlar için besin kitligi (evcil+yabanil); 7 tarım ve hayvancılık alanların da düşüş; 8 sese bağlı dağılım da göç; 9 kirli hava (henüz düzeyini bilemiyoruz) ; 10 ekoturizm de düşüş ve İNSAN SAGLIGI, VE YEREL NUFUSUN SOSYA EKONOMIK DURUMU ve de ARKEOLOJIK ALAN TARAMASI YAPILMADI ise tahribat....
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sadece şahsi fikrim
(02.01.2026 03:30 - #21846)
HIZLI TREN.. .....HAYVANCILIK ve TARIMDA destek......BIYOCESITLILIGI KORUMAK.....BALIKCILIK.......ARICILIK..... SU KAYNAKLARINI KORUMA....... KURAKLIK ILE MUCADELE.... TURIZM.....burada yerel nüfus kazandı....... ya madencilik de kim kazanacak... Bu arada Seyfe Cugun Hirfanli Kizilirmagimizi koruyalım ve sahip cikalim
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
HAMMADDE
(02.01.2026 03:32 - #21847)
Örnek brezilyada 1 fincan Cafe.... 1 Br olsun... biz 150 Br e içiyoruz....... kazanan kim ham maddeyi ucuza alıp işleyip satan???,,,
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Yerel nüfus kazanır eker diker ye gibi
(02.01.2026 03:35 - #21850)
####### SURDURULEBILIRLIK ILKESI ######
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Reyis Hayrani Gurbetci
(02.01.2026 12:21 - #21855)
Ak partimizz ve reyyisimmizz sayyesinde soll siyyasett coppe attilali 24 yill oludu
Hava su toprak Hava su toprak
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Osman Ağa
(03.01.2026 11:57 - #21864)
Bu AKP hükumeti saman altından suyu götürüyor. Ülkemizin değerlerini dolaylı yollardan tilki kurnazlığıyla abd ve İsrail,e peşkeş çekiyor. Bir örnekte Isparta,da Coca Cola,ya tahsis edilen su.
ILLEDE URETIMMMMMM Biz de hataliyiz..... herseyimiz var, hammademiz var.... 3 tarafımız denizlerle ile çevrili, aynı anda 4 iklimi yaşıyoruz. Toprak verimimiz ortada.....gibi......ama üretime bakalim: mandra şehrimiz, yoğurt peynir yağ uretemiyoruz..... gibi
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.