Seyfe Gölünden Ürkütücü Görüntüler
Gölü besleyen en önemli üç pınarın üzerine açılan derin kuyular; TİGEM ( Malya Devlet Üretme Çiftliği ) tarımsal sulamada kullanmış , Mucur Belediyesi içme suyu almış ve ayrıca bölgede yoğunlaşan pancar tarımı neticesinde şahsi kuyular açılarak yeraltı suları aşırı derecede çekilmiş, yağışların azlığı sebebiyle de yeraltı suları beslenememiştir.
Herhangi bir su kaynağıyla beslenemeyen göl sığ oluşundan derin olmayışından tamamen KURUMUŞTUR. Göl yüzeyi, taban yapısı tuzlu ve geçirimsiz yapıda olduğundan sadece yıl içerisinde yağan 300mm. Yağıştan dolayı göl yüzeyinin yüzde 10’luk kısmında 15-20 cm. su toplanmaktadır. Bu su ise ancak Haziran ayına kadar dayanabilmektedir. Yağışların kesilmesi ve sıcakların artmasıyla tamamen kuruyan gölde rüzgarla birlikte tuz fırtınaları oluşmakta oluşan tuzlar civar köylerdeki tarım arazilerine ulaşmakta , yöre halkının tuzlu hava solumasına neden olmaktadır. Az da olsa su tutabilen göl bu tuz rüzgarıyla yapısı bozulmakta ileri tarihlerde de kaybettiği tuz yüzünden belki de geçirgenliği artacak artık yağışla dahi su tutamayacak hale gelecektir. Ayrıca yıllarca su tutamayan göl alanındaki tuz ve su azaldıkça bölgede yöre halkı kendisine tarımsal alan çıkarmakta ve buraya ait bitki örtüsü (iran-turan kökenli tuzul biteyler(endemik ) ) bozulmakta tüm özelliğini kaybetmektedir. Gölün etrafındaki küçük sulak alanlar: Tamamen yağışlarla beslendiği, etrafına göre nispeten çukur olan bu yerlere yağışlarla birlikte suların birikmesi neticesinde oluşur. Bu alanlar da tarla yapılıp yapısı bozulunca sular artık birikmemekte Seyfe gölünü önemli kılan bu küçük gölcükler yok olmaktadır. GÖLÜN ESKİ HALİNE DÖNMESİ İÇİN NELER YAPILMALI ? Malya ovasında yer alan köylerimizin tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Gölün kurumasının nedeni sadece çiftçilerimizden bilmemiz doğru değildir. Çünkü çiftçilerimizin tamamı sulu tarım yapmamaktadır. Aksine kuru tarım yapanlar hayli çoğunlukta ve bu gölün sağladığı nem havasına muhtaçtırlar. Bilinmelidir ki gölün etrafında yerleşim yeri vardır. Buralarda çiftçi vardır ve bunların sadece pancar ekimi yapmakta yeraltı suyu ile tarım yapmaktadır. Öncelikle sulu tarım akarsuyla yapılmalıdır. Yeraltı sularımız sigortamızdır. Hoyratça kullanamayız, aksi halde ileride içme suyu dahi bulamayız. Yağışlar yeraltı sularını besleyememekte gün gün bu sular daha derinlere inmektedir. O yüzden gerçekçi projelerle pancar dahil bol su isteyen ürünler ekilmemeli eken çiftçilerimiz mağdur edilmeden bu işten vazgeçirilmelidir. Seyfe gölünün bağrına açılan devasa drenaj kanalları kesinlikle kapatılmalı doğa kendi haline bırakılmalıdır. Gün geçtikçe bu kanallar halen yüzey ve yeraltı sularını çekmekte ve bu doğal güzelliğimizin görünümünü bozmaktadır. Göl alanında damla su yokken yağışların azlığı ve yeraltı suları bu kadar düşmüşken bu kanalların ihtiyaçlılığı tartışmaya açılmış ve vazifesi ortadan kalkmıştır. Daha fazla çevre felaketi doğurmadan derhal kapatılması sağlanmalıdır. Seyfe gölünü besleyen pınarlar serbest bırakılmalı üzerindeki pompaların kapatılması sağlanmalıdır. TİGEM ( Malya Devlet Üretme Çiftliği ) sulu tarım (Yonca ) yaptığından (Araplı) Yenidoğanlı Pınarı 6 yıldır akmamaktadır. Mucur Belediyesi Seyfe Pınarından içme suyu aldığından Seyfe Pınarı 8 yıldır akmamaktadır. Eskidoğanlı (Horla) köyü sulu tarım yaptığından bu köydeki pınar 10 yıldır akmamaktadır. TİGEM ( Malya Devlet Üretme Çiftliği) yonca ekiminden vazgeçmeli bu pınar serbest bırakılmalıdır. Mucur Belediyesi içme suyunu başka havzalardan temin etme yoluna gitmeli Seyfe Pınarı serbest bırakılmalıdır. Sulu tarım genellikle (Pancar ekimi) yapan az sayıda ki çiftçilerimiz mağdur edilmeden diğer çiftçilerimiz gibi kuru tarım yaparsa yeraltı sularımız serbest kalır. İlimizin incisi tek tabii güzelliğimiz tercih arasında bırakılmamalı, çiftçi mi-göl mü ayrımına gidilmemeli göle ihtiyacı olan diğer çiftçilerimiz, alana uğrayan yüzbinlerce canlılar ve çocuklarımız göz ardı edilmemelidir. Alanda illa ki sulu tarım yapılmalı ise çiftçimize söz verilen Yamula-Kalaba-Seyfe Projesi yılan hikayesi olmaktan çıkartılmalı bir an evvel hayata geçirilmelidir. Bu sayede hem çiftçimiz suya kavuşur hem de gölümüz. Bu proje hayati önem arz etmekte bütün Kırşehirliler bu suyu beklemektedirler. Göç zamanının başladığı şu günlerde gölde damla su yokken binlerce yıldır buradan geçmekte olan göçmen kuşları bir damla su bulamadan gitmektedirler. Sayılanlardan hiçbiri yapılamayacak ise en azından güz aylarında Boztepe ilçe merkezinden gelen göle 3,5 km uzaklıktaki bir kanala akan atık su tarımda direk kullanılmakta göle su gelmemektedir. Bu atık suyu gölümüze borular vasıtasıyla taşınması sağlanmalı tarımsal alanda kullanılması engellenmelidir. Bu sayede göle devamlı akan bir su kaynağı sağlanmış olmalıdır. Kamu kurumları-çiftçi eliyle ve yağışların azalması sebebiyle kuruyan gölümüzün daha fazla zarar görmeden tekrar eski güzellik ve görünümüne dönmesi de yine devletimizin elindedir. Bu işler yapılamayacak işler değildir. Devletimiz kudretlidir. Bu işleri yapmaya muktedirdir. Umuyoruz ki kanallar , pompalar-kuyular kapatılır ise Yamula- Kalaba –Seyfe Projesi hayata geçer ise çiftçilerimiz gerçekçi projelerle ve desteklerle kuru tarıma yönlendirilirse cefakar Seyfe gölümüz vefakardır. eski haline gelir. Göl alanında su olursa yine binlerce göçmen kuş ilimizde soluklanır. Verimli Malya ovasında beslenir. Göç yolunda bizlere dua ederek gelir giderler. KONUK YAZARYorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Saadet Partisi’nden Kırşehir’de üç ayrı program
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Mucur'da kayıp alarmı mutlu sonla bitti




Son Haberler
Kırköy Kervansaray Engelsiz Yaşam Merkezi’nde Karne Heyecanı



