Cengiz Holding'in kent merkezi dibindeki dev maden sahası

GÜNDEM 31.05.2026 - 00:07, Güncelleme: 10.06.2026 - 00:21
 

Cengiz Holding'in kent merkezi dibindeki dev maden sahası

Akçakent ormanlarında 3 bin 405 hektarlık maden sahası bulunan Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır’ın, Kırşehir merkezine yakın yaklaşık 1.958 hektarlık bir sahaya daha sahip olduğu belirtiliyor. Bölgenin su kaynakları ve hayvancılık alanlarına yakınlığı dikkat çekiyor.

Kırşehir’de son yıllarda giderek büyüyen maden baskısı, bu kez Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır’a ait ruhsat sahaları üzerinden yeniden gündeme geldi. Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır’ın, Kırşehir’in Akçakent ormanlarının ardından kent merkezine yakın bir noktada da geniş bir maden sahasına sahip olduğu belirtiliyor.   Edinilen bilgilere göre, Cengiz Holding’e ait Eti Bakır’ın Akçakent bölgesinde yaklaşık 3 bin 405 hektarlık maden sahası bulunuyor. Kırşehir’in en önemli yeşil varlıklarından biri olarak görülen Akçakent meşe ormanları, uzun süredir kent kamuoyunda “Kırşehir’in ciğerleri” olarak tanımlanıyor. Orman varlığı bakımından sınırlı imkânlara sahip olan Kırşehir’de bu bölgenin maden sahalarıyla anılması, çevre hassasiyeti taşıyan yurttaşların ve bölge halkının tepkisine neden oluyor. Şirketin dikkat çeken bir diğer ruhsat sahasının ise Kırşehir kent merkezine yakın bir noktada bulunduğu ifade ediliyor. Yaklaşık 1.958 hektarlık, yani 20 bin dönüme yaklaşan bu alanın Özbağ Beldesi ile Boztepe ilçe merkezi arasında, Horozun Gediği olarak bilinen bölge çevresinde yer aldığı belirtiliyor. Söz konusu alanla ilgili henüz kamuoyuna yansımış bir ÇED süreci bulunmazken, bölgede altın madenciliğine yönelik bir hazırlık yapılabileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, yalnızca maden faaliyetinin kendisi nedeniyle değil; sahanın konumu, su kaynakları, tarım ve hayvancılık faaliyetleri açısından taşıdığı riskler nedeniyle de endişe yaratıyor. Kentin Suyu İçin Kritik Bölge Maden sahasının bulunduğu bölgenin, Kırşehir kent merkezi ve Özbağ’ın su kaynakları açısından kritik bir noktada yer aldığı ifade ediliyor. Bölge, yeraltı su varlığı ve doğal kaynaklar bakımından önem taşırken, olası bir maden faaliyeti durumunda su rejiminin, içme-kullanma suyu kaynaklarının ve çevredeki ekolojik dengenin nasıl etkileneceği şimdiden tartışma konusu oldu. Kırşehir’de son dönemde Boztepe, Çimeli, Körpınar, Çuğun ve Özbağ hattında altın madenciliği projelerine yönelik tepkiler yükselirken, aynı havza üzerinde yeni ruhsat sahalarının gündeme gelmesi, “Kırşehir maden kuşatması altında mı?” sorusunu bir kez daha beraberinde getirdi. Hayvancılık Alanlarının Yanı Başında Horozun Gediği çevresindeki saha yalnızca su kaynaklarıyla değil, bölgede sürdürülen hayvancılık faaliyetleriyle de dikkat çekiyor. Boztepe Mandıralar Bölgesi’nin maden sahasına yakın konumda bulunması, olası madencilik faaliyetlerinin mera alanları, hayvancılık işletmeleri ve kırsal üretim üzerindeki etkilerine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Bölge halkı açısından bu alan yalnızca bir arazi parçası değil; geçim kaynağı, üretim alanı ve su varlığının beslendiği doğal bir koridor olarak görülüyor. Bu nedenle ruhsat sahasının büyüklüğü ve konumu, çevresel kaygıların yanında ekonomik ve toplumsal sonuçları bakımından da önem taşıyor. Cengiz Holding’in Madencilik Geçmişi Tepki Çekiyor Cengiz Holding ve bağlı şirketi Eti Bakır, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yürüttüğü madencilik projeleri nedeniyle daha önce de çevre örgütleri, meslek odaları ve bölge halkının tepkileriyle gündeme gelmişti. Eskişehir Alpagut-Atalan’da planlanan altın-gümüş madeni projesi, ağaç kesimi, siyanürlü üretim ve tarımsal alanlara etkileri nedeniyle kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olmuştu. Çanakkale Halilağa Bakır Madeni’nde ise yargı süreci dikkat çekmiş; Cengiz Holding’e ait projeye ilişkin işletme izninin iptal edilmesi, çevre mücadelesi açısından önemli bir karar olarak değerlendirilmişti. Artvin Cerattepe’deki madencilik süreci de yıllarca Türkiye’nin en bilinen çevre direnişlerinden biri olarak gündemde kalmıştı. Bu tablo, Kırşehir’deki ruhsat sahalarına yönelik kaygıları daha da artırıyor. Çünkü Kırşehir kamuoyu açısından mesele yalnızca bir şirketin ruhsat sahibi olması değil; su kaynakları, ormanlık alanlar, meralar ve tarımsal üretim alanlarının madencilik baskısı altında kalması olarak görülüyor. Kırşehir İçin Yeni Bir Eşik Kırşehir’de Koç Holding ve Fernas ortaklığıyla gündeme gelen altın madeni projesinin ardından, Cengiz Holding’e ait sahaların da aynı çevrede bulunması, kentin geleceği açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Cengiz Holding’e ait sahanın, Koç Holding bağlantılı altın madeni sahasına komşu konumda olduğu belirtilirken, bu durum bölgede madencilik faaliyetlerinin parça parça değil, havza bütünlüğü içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar ve çevre duyarlılığı taşıyan yurttaşlar, Kırşehir’de madencilik ruhsatlarının yalnızca parsel veya şirket bazında değil; su havzaları, tarım alanları, meralar, orman varlığı ve yerleşim yerleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kırşehir’in içme suyu kaynaklarının, Akçakent ormanlarının, Özbağ ve Boztepe hattındaki üretim alanlarının korunması gerektiğini belirten vatandaşlar, olası bir ÇED süreci başlatılması halinde tüm kurumların, meslek odalarının, yerel yönetimlerin ve bölge halkının sürece etkin şekilde dahil edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Kırşehir’de maden sahalarıyla ilgili tartışma artık yalnızca “yer altındaki rezerv” meselesi olmaktan çıkmış durumda. Kent kamuoyu için asıl soru şu: Kırşehir’in suyu, ormanı, merası ve geleceği hangi ekonomik hesabın konusu yapılacak?
Akçakent ormanlarında 3 bin 405 hektarlık maden sahası bulunan Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır’ın, Kırşehir merkezine yakın yaklaşık 1.958 hektarlık bir sahaya daha sahip olduğu belirtiliyor. Bölgenin su kaynakları ve hayvancılık alanlarına yakınlığı dikkat çekiyor.

Kırşehir’de son yıllarda giderek büyüyen maden baskısı, bu kez Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır’a ait ruhsat sahaları üzerinden yeniden gündeme geldi. Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır’ın, Kırşehir’in Akçakent ormanlarının ardından kent merkezine yakın bir noktada da geniş bir maden sahasına sahip olduğu belirtiliyor.

 

Edinilen bilgilere göre, Cengiz Holding’e ait Eti Bakır’ın Akçakent bölgesinde yaklaşık 3 bin 405 hektarlık maden sahası bulunuyor. Kırşehir’in en önemli yeşil varlıklarından biri olarak görülen Akçakent meşe ormanları, uzun süredir kent kamuoyunda “Kırşehir’in ciğerleri” olarak tanımlanıyor. Orman varlığı bakımından sınırlı imkânlara sahip olan Kırşehir’de bu bölgenin maden sahalarıyla anılması, çevre hassasiyeti taşıyan yurttaşların ve bölge halkının tepkisine neden oluyor.

Şirketin dikkat çeken bir diğer ruhsat sahasının ise Kırşehir kent merkezine yakın bir noktada bulunduğu ifade ediliyor. Yaklaşık 1.958 hektarlık, yani 20 bin dönüme yaklaşan bu alanın Özbağ Beldesi ile Boztepe ilçe merkezi arasında, Horozun Gediği olarak bilinen bölge çevresinde yer aldığı belirtiliyor.

Söz konusu alanla ilgili henüz kamuoyuna yansımış bir ÇED süreci bulunmazken, bölgede altın madenciliğine yönelik bir hazırlık yapılabileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, yalnızca maden faaliyetinin kendisi nedeniyle değil; sahanın konumu, su kaynakları, tarım ve hayvancılık faaliyetleri açısından taşıdığı riskler nedeniyle de endişe yaratıyor.

Kentin Suyu İçin Kritik Bölge

Maden sahasının bulunduğu bölgenin, Kırşehir kent merkezi ve Özbağ’ın su kaynakları açısından kritik bir noktada yer aldığı ifade ediliyor. Bölge, yeraltı su varlığı ve doğal kaynaklar bakımından önem taşırken, olası bir maden faaliyeti durumunda su rejiminin, içme-kullanma suyu kaynaklarının ve çevredeki ekolojik dengenin nasıl etkileneceği şimdiden tartışma konusu oldu.

Kırşehir’de son dönemde Boztepe, Çimeli, Körpınar, Çuğun ve Özbağ hattında altın madenciliği projelerine yönelik tepkiler yükselirken, aynı havza üzerinde yeni ruhsat sahalarının gündeme gelmesi, “ Kırşehir maden kuşatması altında mı?” sorusunu bir kez daha beraberinde getirdi.

Hayvancılık Alanlarının Yanı Başında

Horozun Gediği çevresindeki saha yalnızca su kaynaklarıyla değil, bölgede sürdürülen hayvancılık faaliyetleriyle de dikkat çekiyor. Boztepe Mandıralar Bölgesi’nin maden sahasına yakın konumda bulunması, olası madencilik faaliyetlerinin mera alanları, hayvancılık işletmeleri ve kırsal üretim üzerindeki etkilerine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Bölge halkı açısından bu alan yalnızca bir arazi parçası değil; geçim kaynağı, üretim alanı ve su varlığının beslendiği doğal bir koridor olarak görülüyor. Bu nedenle ruhsat sahasının büyüklüğü ve konumu, çevresel kaygıların yanında ekonomik ve toplumsal sonuçları bakımından da önem taşıyor.

Cengiz Holding’in Madencilik Geçmişi Tepki Çekiyor

Cengiz Holding ve bağlı şirketi Eti Bakır, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yürüttüğü madencilik projeleri nedeniyle daha önce de çevre örgütleri, meslek odaları ve bölge halkının tepkileriyle gündeme gelmişti. Eskişehir Alpagut-Atalan’da planlanan altın-gümüş madeni projesi, ağaç kesimi, siyanürlü üretim ve tarımsal alanlara etkileri nedeniyle kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olmuştu.

Çanakkale Halilağa Bakır Madeni’nde ise yargı süreci dikkat çekmiş; Cengiz Holding’e ait projeye ilişkin işletme izninin iptal edilmesi, çevre mücadelesi açısından önemli bir karar olarak değerlendirilmişti. Artvin Cerattepe’deki madencilik süreci de yıllarca Türkiye’nin en bilinen çevre direnişlerinden biri olarak gündemde kalmıştı.

Bu tablo, Kırşehir’deki ruhsat sahalarına yönelik kaygıları daha da artırıyor. Çünkü Kırşehir kamuoyu açısından mesele yalnızca bir şirketin ruhsat sahibi olması değil; su kaynakları, ormanlık alanlar, meralar ve tarımsal üretim alanlarının madencilik baskısı altında kalması olarak görülüyor.

Kırşehir İçin Yeni Bir Eşik

Kırşehir’de Koç Holding ve Fernas ortaklığıyla gündeme gelen altın madeni projesinin ardından, Cengiz Holding’e ait sahaların da aynı çevrede bulunması, kentin geleceği açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Cengiz Holding’e ait sahanın, Koç Holding bağlantılı altın madeni sahasına komşu konumda olduğu belirtilirken, bu durum bölgede madencilik faaliyetlerinin parça parça değil, havza bütünlüğü içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Uzmanlar ve çevre duyarlılığı taşıyan yurttaşlar, Kırşehir’de madencilik ruhsatlarının yalnızca parsel veya şirket bazında değil; su havzaları, tarım alanları, meralar, orman varlığı ve yerleşim yerleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kırşehir’in içme suyu kaynaklarının, Akçakent ormanlarının, Özbağ ve Boztepe hattındaki üretim alanlarının korunması gerektiğini belirten vatandaşlar, olası bir ÇED süreci başlatılması halinde tüm kurumların, meslek odalarının, yerel yönetimlerin ve bölge halkının sürece etkin şekilde dahil edilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Kırşehir’de maden sahalarıyla ilgili tartışma artık yalnızca “yer altındaki rezerv” meselesi olmaktan çıkmış durumda. Kent kamuoyu için asıl soru şu: Kırşehir’in suyu, ormanı, merası ve geleceği hangi ekonomik hesabın konusu yapılacak?

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (8 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Doymuyorlar
(31.05.2026 12:37 - #24095)
Diymuyorlar
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Üfürükçü Hocaefendi Hazretleri
(31.05.2026 21:36 - #24105)
İçine 3 harfli kaçmış. Elime bir geçerse, içindeki 3 harfliyi itina ile çıkaracam. Adam gibi adam yapacam.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Yaşar Yaşamaz
(01.06.2026 02:46 - #24107)
Cengiz mengiz etiket onlar sakalcı yedirir mi oraları piton
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Doktor
(02.06.2026 09:35 - #24119)
Hain zihniyet bir bahane bulur
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
¿¿¿¿¿
(03.06.2026 20:34 - #24146)
Hızlı tren, havaalani, çevre yolu, Cicekdag yolu, turizm, ormanlastirma, Seyfe golün de restorasyon, fabrika.....
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
LUTFEN YERI DOLDURULAMAZ EKOSISTEMLERIMIZI KORUYALIM.
(04.06.2026 11:57 - #24151)
Akcakent ve Boğazevci göleti microrefugia (siginak) işlevi görüyor. Biyocesitlilik açısından ÖBA kspsaminda değerlendirilebilir. Çok sayıda endemik bitkiye ev sahipliği yapıyor. Özellikle İris, Crocus ve Muscari cinslerin de endemizm oranı ile dikkat çekici. Salep merkezi, Orta Anadolu da dikkat çekici bireyleri var. KERVANSARAY, AKCAKENT, COCEKDAG step ve Akdeniz bitkilerinin cesitlilik ve Anadolu'dan dağılım merkezi. Yer yer step elemanların da STEP ENDEMİZM, `lara dayanıyor. Yani dünyaya, Anadolu'dan dağılıyor. Bu habitatlarda meydana gelecek parçalanma yalnız turleri değil tüm ekosistemi de etkiliyor. Bu baglamda ekosistemlwr bir zincir gibidir, biri çekilir ise tüm sistem etkilenir. Ağaçlar olmaz ise yağmur olmaz, ki kuraklık ile bogusuyoruz. Orman olmaz ise kus olmaz ki son günler de izlediğimiz kene vakaları gibi..... Biz bozkir(step) geçiyoruz. Dünyada belli bölgeler step yaması kaplı. Yani bu yeri doldurulamamazlik. Çok sayıda step ekosistemine ilişkin yoğun çalışmalar var, kuraklık ile etkin mücadelede referans teşkil ediyor. Dunya bizim bitki cesitliligimizi konuşuyor, imreniyorum... bizler bilimsel toplantılarda cesitliligimiz ile gurur duyuyoruz. Dolayısı ila bu 3 hatta koruma öneriyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Gul
(04.06.2026 18:11 - #24162)
Seyfe golu, sanırım kucultulmustu, koruma alan sınırları.... eeee bursunu yağmur tagdi golümüz doldu, en azından eski sınırına ulaşacak mi?
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Bilim bilim bilim
(05.06.2026 11:45 - #24170)
O orda bu burda bu ne ya.??? Burası şehir ya... ormanda maden aramak???? Hep Avrupalıların örnek alıyoruz ya, Avrupa da her yer kaziliyor muymus???? Millet teknolojide devlesir, uzaya gider, bir ilaç yapar dünya gündemine oturur, zenginler, biz????? Hangi ülkelerde maden ham maddesi satılıyor bakınız?,,, kirsehire giriş de başlıyor, taş ocağı... Her yerde mi maden varm8s, anlamadım ki..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.