google.com, pub-1236013075715174, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Kırşehir Haber Türk
Kırşehir Haber Türk
Bilinmiyor
Kırşehir · 22°C
Bizi Takip Edin
06 Temmuz 2026 - 23:30 - Güncellenme: 06 Temmuz 2026 - 23:07 G: 06 Temmuz 2026 - 23:07

Kırşehir’de altın madeni raporu: Su, tarım ve Seyfe risk altında

Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey tarafından hazırlanan raporda, Kırşehir’de planlanan altın madeni projesinin su kaynakları, tarım alanları, meralar, Seyfe Gölü ve Malya Ovası üzerinde ciddi çevresel etkiler oluşturabileceği belirtildi.

Kırşehir’de altın madeni raporu: Su, tarım ve Seyfe risk altında

Kırşehir’in Boztepe ilçesi ile Çimeli ve Körpınar köyleri çevresinde planlanan DEFAŞ'a ait altın madeni projesine ilişkin hazırlanan bilimsel değerlendirme raporu, projenin çevresel etkilerine dair önemli uyarılar içeriyor. Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey tarafından hazırlanan raporda, maden sahasının yalnızca işletme alanıyla sınırlı değerlendirilemeyeceği; su kaynakları, tarım alanları, meralar, yerleşim yerleri, Seyfe Gölü ve Kılıçözü havzası açısından geniş çaplı etkiler doğurabileceği belirtildi.

Rapora göre proje, toplam 5 bin 856 hektarı aşan ruhsat alanı içinde, 1.262 hektarlık ÇED alanında planlanıyor. Proje kapsamında 5 ayrı açık ocak, pasa depolama alanları, maden atığı depolama tesisi, zenginleştirme tesisi ve stok alanları oluşturulması öngörülüyor. Değerlendirmede, yaklaşık 0,53 gram altın elde etmek için 1 ton cevherli kaya kütlesinin yerinden kaldırılacağı vurgulanarak, düşük tenörlü cevher işletmeciliğinin doğa üzerindeki yükünün çok yüksek olacağı ifade edildi.

Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri su kaynakları oldu. Proje sahasının Kılıçözü Deresi tali havzası ile Seyfe Gölü Alt Havzası’nı ayıran topoğrafik su bölüm hattı üzerinde bulunduğu, bu nedenle bölgedeki yüzey ve yer altı sularının maden faaliyetlerinden etkilenebileceği kaydedildi. Değerlendirmede, ÇED alanındaki kayaçların Kırşehir şehir merkezi, Malya Ovası ve Seyfe Gölü’nü besleyen su kaynakları açısından depo görevi gördüğü; bu kayaçların madencilik faaliyetleriyle ortadan kaldırılmasının su rejimini bozabileceği belirtildi.

SEYFE UYARISI

Raporda ayrıca Seyfe Gölü için özel bir uyarı yapıldı. Proje sahasındaki yer altı ve yer üstü su akım yönlerinin Malya Ovası ve Seyfe Gölü’ne doğru olduğu, kaya katmanlarının eğimlerinin de bu yönde bulunduğu ifade edildi. Bu nedenle açık ocakların, Seyfe Gölü’nü besleyen doğal su akışını kesebileceği ve zaten kuraklık baskısı altında bulunan göl ekosistemi üzerinde ilave risk oluşturabileceği değerlendirildi.

Bilimsel raporda, madencilik faaliyetiyle birlikte toz, gaz, pasa, ağır metal taşınımı ve asit maden drenajı gibi risklere de dikkat çekildi. Raporda, maden ocağından yükselebilecek toz ve gazların havadaki nemle birleşerek asidik yağışlara neden olabileceği; bunun da özellikle uluslararası koruma statüsüne sahip Seyfe Gölü habitatı üzerinde olumsuz etki oluşturabileceği belirtildi. Madenden kaynaklı sülfürlü ve toksik tozların çevrede ve gölde birikerek ağır metal yoğunlaşmasına yol açabileceği de raporda yer aldı.

Projenin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkileri de raporun önemli başlıkları arasında yer aldı. ÇED alanı içinde şahıs arazileri, mera alanları, hazine arazileri ve orman alanlarının bulunduğu belirtilirken, özellikle mera alanlarının madencilik faaliyetiyle zarar görmesinin yöredeki hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Raporda, ÇED alanı içinde 631,84 hektar şahıs arazisi ve 379,37 hektar mera alanının bulunduğu bilgisine de yer verildi.

PATLATMA FAALİYETLERİ SOSYAL RİSK

Patlatma faaliyetleri de çevresel ve sosyal riskler arasında gösterildi. Raporda, proje ömrü boyunca yüksek miktarda patlayıcı kullanılacağı, bunun toz yayılımı, titreşim, hava şoku ve yerleşim yerleri üzerinde olası etkiler doğurabileceği değerlendirildi. Ayrıca açık ocakların morfolojik yapıyı bozacağı, bitki örtüsünün ortadan kalkmasıyla erozyonun hızlanabileceği ve yağışlarla taşınan malzemenin dere yataklarına karışabileceği belirtildi.

Halkın katılımı sürecine ilişkin değerlendirmelerde ise bölge halkının su kaynakları, meralar, hayvancılık, patlatmalar, kimyasal kullanımı ve proje sonrası rehabilitasyon konularında ciddi kaygılar dile getirdiği aktarıldı. Raporda, yöre halkının onayı olmadan bu bölgede altın madenciliğine izin verilmemesi gerektiği yönünde değerlendirmeye yer verildi.

Bilimsel rapor, Kırşehir’de planlanan altın madeni projesinin yalnızca ekonomik yönüyle değil; su varlığı, tarım, hayvancılık, insan sağlığı, Seyfe Gölü, Malya Ovası, Kılıçözü Deresi ve Kızılırmak havzası üzerindeki olası etkileriyle birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koydu. Raporda yer alan tespitler, ÇED sürecinde projenin daha kapsamlı, bağımsız ve bütüncül bir çevresel değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği yönündeki talepleri güçlendirdi.

resim1-113120
#altın madeni #defaş #eşref atabey

Video

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!