Ekicioğlu: ''Köy enstitüleri modelini ileri Avrupa ülkeleri uyguluyor''

EĞİTİM 19.04.2026 - 11:02, Güncelleme: 19.04.2026 - 11:03
 

Ekicioğlu: ''Köy enstitüleri modelini ileri Avrupa ülkeleri uyguluyor''

Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümünde yaptığı açıklamada, bu özgün eğitim modelinin bugün bile birçok ülke için örnek niteliği taşıdığını vurguladı.

Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 86. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu eğitim modelinin yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da dikkatle incelediği özgün bir aydınlanma projesi olduğunu vurguladı. 17 Nisan 1940 tarihinde, 3802 sayılı yasa ile ilkokul öğretmeni yetiştirmek amacıyla kurulan Köy Enstitüleri’nin Türk eğitim tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Ekicioğlu, söz konusu modelin bugün dahi güncelliğini koruduğunu ifade etti. Köy Enstitüleri’nin, yalnızca öğretmen yetiştiren bir yapı değil; aynı zamanda üretimi, bilimi, sanatı ve toplumsal kalkınmayı merkeze alan kapsamlı bir eğitim anlayışı sunduğunu belirtti. Açıklamasında, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim alanına verdiği öneme de değinen Ekicioğlu, Türkiye’nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmasının temelinde nitelikli ve bilimsel eğitimin bulunduğunu kaydetti. Mevcut eğitim sisteminin yaşadığı sorunların aşılabilmesi için Köy Enstitüleri modelinin doğru anlaşılması gerektiğini söyleyen Ekicioğlu, tüketici anlayıştan uzak, üretici, yaratıcı ve bilimsel temelli bir eğitim sistemine ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Ekicioğlu, özellikle 1946 yılına kadar Köy Enstitüleri’nde hayata geçirilen uygulamaların bugün birçok Avrupa ülkesi tarafından da dikkatle incelendiğine işaret ederek, bu modelin çağının ötesinde bir vizyon taşıdığını belirtti. Eğitimde fırsat eşitliğinin zayıfladığı, bilimsel yaklaşımın geri plana itildiği ve üretimle eğitimin bağının koptuğu bir dönemde, Köy Enstitüleri’nin yeniden düşünülmesi gereken önemli bir örnek olduğunu ifade etti. Başkan Ekicioğlu, açıklamasının sonunda Köy Enstitüleri’nin kurucuları ve emek verenlerini de unutmadı. Başta Hasan Ali Yücel olmak üzere, Köy Enstitüleri ile Yüksek Köy Enstitüsü’nün kuruluşunda görev alan herkesi; öğretmenleri, öğrencileri ve eğitim emekçilerini saygı, şükran ve minnetle andığını belirtti. Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yapılan bu açıklama, Türkiye’nin eğitim geçmişinde iz bırakan bu özgün modelin, günümüz eğitim tartışmalarında hâlâ güçlü bir referans noktası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.      
Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümünde yaptığı açıklamada, bu özgün eğitim modelinin bugün bile birçok ülke için örnek niteliği taşıdığını vurguladı.

Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 86. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu eğitim modelinin yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da dikkatle incelediği özgün bir aydınlanma projesi olduğunu vurguladı.

17 Nisan 1940 tarihinde, 3802 sayılı yasa ile ilkokul öğretmeni yetiştirmek amacıyla kurulan Köy Enstitüleri’nin Türk eğitim tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Ekicioğlu, söz konusu modelin bugün dahi güncelliğini koruduğunu ifade etti. Köy Enstitüleri’nin, yalnızca öğretmen yetiştiren bir yapı değil; aynı zamanda üretimi, bilimi, sanatı ve toplumsal kalkınmayı merkeze alan kapsamlı bir eğitim anlayışı sunduğunu belirtti.

Açıklamasında, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim alanına verdiği öneme de değinen Ekicioğlu, Türkiye’nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmasının temelinde nitelikli ve bilimsel eğitimin bulunduğunu kaydetti. Mevcut eğitim sisteminin yaşadığı sorunların aşılabilmesi için Köy Enstitüleri modelinin doğru anlaşılması gerektiğini söyleyen Ekicioğlu, tüketici anlayıştan uzak, üretici, yaratıcı ve bilimsel temelli bir eğitim sistemine ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Ekicioğlu, özellikle 1946 yılına kadar Köy Enstitüleri’nde hayata geçirilen uygulamaların bugün birçok Avrupa ülkesi tarafından da dikkatle incelendiğine işaret ederek, bu modelin çağının ötesinde bir vizyon taşıdığını belirtti. Eğitimde fırsat eşitliğinin zayıfladığı, bilimsel yaklaşımın geri plana itildiği ve üretimle eğitimin bağının koptuğu bir dönemde, Köy Enstitüleri’nin yeniden düşünülmesi gereken önemli bir örnek olduğunu ifade etti.

Başkan Ekicioğlu, açıklamasının sonunda Köy Enstitüleri’nin kurucuları ve emek verenlerini de unutmadı. Başta Hasan Ali Yücel olmak üzere, Köy Enstitüleri ile Yüksek Köy Enstitüsü’nün kuruluşunda görev alan herkesi; öğretmenleri, öğrencileri ve eğitim emekçilerini saygı, şükran ve minnetle andığını belirtti.

Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yapılan bu açıklama, Türkiye’nin eğitim geçmişinde iz bırakan bu özgün modelin, günümüz eğitim tartışmalarında hâlâ güçlü bir referans noktası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

 
 
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Hakikat Yolu
(19.04.2026 12:12 - #23494)
Köy Enstitüleri, ülkemize çağ atlatacak bir projeydi. Ancak, o dönemde, Köy Enstitütüleri Projesi "Bu gomonist ve dinsiz Rusya 'nın işi" diye birtakım gerici ve yobaz girişimler yüzünden önce askıya alındı. Ardından da, şehir merkezlerine öğretmen okulları olarak faaliyete geçirildi. Eğer, Köy Enstitütüleri devam etseydi, köylerimiz cahilliğin ve yobazlığın cenderesinden kurtarılıp aydın ve çağdaş bir görünüme bürünecekti. Tarım ve hayvancılık, tıpkı günümüzdeki Hollanda da olduğu gibi yapılacaktı. Bugün, kilosu 200 liraya domates, 300 liraya biber ve 1000 liraya et yemeyecektik. Köylerde, tiyatro ve sinemalar açılacaktı. Zaten, eğitim de kaliteli olduğu için, insanlar köyden şehire göç etmeyecekti. Ve böylece, şehirlerin nüfusu daha az olacaktı. Şehirlerimizde böyle devasa yükseklikte binalar olmayacaktı. Ayrıca, yüzbinlerce araç şehir trafiğinde çıkmayacaktı. Havamız ve suyumuz daha temiz, daha içilebilir ve daha ucuz olacaktı. O günün yobazlarının torunları, bugün de emperyalist Amerika ve İngiltere 'nin birer kuklaları olarak yollarına devam etmektedirler. Hepsi aydınlığa ve ilericiliğe düşman, karanlığa hayranlar, maalesef. Ancak, güneşin aydınlık için attığı oklarının, karanlığı yırtıp atmadığı birtek gün yok. Selam ve muhabbetlerimle.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.