Kırşehir’in Geleceği Toprakta: Tarımda Yeni Bir Yol Haritası Şart
Kırşehir güçlü tarım ve hayvancılık potansiyeline rağmen kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskı, artan üretim maliyetleri ve kırsaldaki nüfus kaybıyla karşı karşıya. Peki üreticinin daha fazla kazandığı, suyun verimli kullanıldığı ve tarımsal ürünlerin Kırşehir’de katma değere dönüştürüldüğü yeni bir model nasıl kurulabilir?
Kırşehir'in geleceğini konuşacaksak tarımı ve hayvancılığı konuşmadan kuracağımız her cümle eksik kalır.
Çünkü bu topraklarda üretim yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir. Köylerin ayakta kalmasından şehir ekonomisine, istihdamdan gıda güvenliğine kadar uzanan büyük bir zincirin ilk halkasıdır.
Kırşehir'in önemli bir tarım ve hayvancılık potansiyeli var. Ancak artık asıl soruyu sormamız gerekiyor:
Bu potansiyelin ne kadarını ekonomik değere dönüştürebiliyoruz?
Kırşehir'in tarımsal yapısına baktığımızda karasal iklim şartları içerisinde şekillenen, tahıl üretiminin ağırlık taşıdığı ve hayvancılığın önemli yer tuttuğu bir yapı görüyoruz. Bu yapı geçmişten bugüne şehrin ekonomisinin temel unsurlarından biri oldu.
Fakat üreticinin karşısındaki şartlar değişiyor.
Girdi maliyetleri, iklim değişikliği, kuraklık riski, su kaynakları üzerindeki baskı ve kırsaldaki nüfus kaybı artık tarımı eski yöntemlerle sürdürmeyi giderek zorlaştırıyor.
Kırşehir'in en önemli meselesi su olacak
Tarımın geleceğini belirleyecek başlıkların başında su geliyor.
Kırşehir'in toprak ve su kaynaklarını inceleyen akademik çalışmalar, bölgenin tarımsal kalkınması açısından su kaynaklarının geliştirilmesi, korunması ve doğru yönetilmesine yönelik yatırımların önemini yıllardır ortaya koyuyor.
Üstelik mesele artık yalnızca teorik bir risk değil.
Kırşehir'de 2013-2023 dönemini uydu görüntüleri üzerinden inceleyen akademik araştırmada tarımsal kuraklığın değişimi doğrudan ele alındı.
Dolayısıyla önümüzdeki yılların tarım politikasını hâlâ sınırsız su kaynağımız varmış gibi oluşturamayız.
Vahşi sulamanın azaltılması, damla ve yağmurlama sistemlerinin yaygınlaştırılması, su kayıplarının önlenmesi ve ürün deseninin su varlığına göre belirlenmesi gerekiyor. Nitekim Kırşehir'de oluşturulan Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi de daha önce modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve kuraklığa dayanıklı ürünlerin tercih edilmesi yönünde kararlar aldı.
Kısacası bundan sonra mesele yalnızca daha fazla üretmek değil, daha az suyla daha fazla değer üretmek olmalı.
Hayvancılıkta mesele hayvan sayısından ibaret değil
Kırşehir'in önemli avantajlarından biri de hayvancılık kültürü ve mevcut üretim altyapısıdır. Şehir üzerine hazırlanan hayvancılık raporlarında büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığından et ve süt üretimine kadar geniş bir üretim kapasitesi ortaya konuluyor.
Fakat hayvancılığı yalnızca hayvan sayısı üzerinden değerlendirmek yanlış olur.
Yem nereden geliyor?
Üreticinin maliyeti ne kadar?
Üretilen et ve süt ne kadar katma değere dönüşüyor?
Üretici nihai satış fiyatından ne kadar pay alıyor?
Asıl cevaplamamız gereken sorular bunlar.
Kırşehir'de tarımla hayvancılığın birbirinden ayrı iki sektör gibi değil, birbirini besleyen tek üretim modeli olarak planlanması gerekiyor.
Yem bitkileri üretimi hayvancılık planlamasıyla birlikte ele alınmalı; üreticinin yem maliyetini azaltacak yerel modeller geliştirilmeli. Damızlık kalitesinin yükseltilmesi, hayvan sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve modern işletmelerin yaygınlaştırılması da bu zincirin parçaları olmalı. Nitekim kentte kırsal kalkınma destekleriyle kurulan ari ve damızlık hayvancılık işletmelerinin bulunması, doğru destek modeli oluşturulduğunda kapasitenin bulunduğunu gösteriyor.
Üretiyoruz, peki neden daha fazla kazanamıyoruz?
Bence Kırşehir tarımının temel sorularından biri tam olarak budur.
Toprağımız var.
Üretim kültürümüz var.
Hayvancılık tecrübemiz var.
Ama ürünü tarladan veya ahırdan çıkardığımız haliyle satıyorsak ekonomik değerin önemli bölümünü başka yerlere bırakıyoruz.
Bu nedenle Kırşehir'in önümüzdeki dönemdeki hedefi yalnızca bir üretim şehri olmak değil, aynı zamanda bir tarımsal sanayi ve işleme merkezi olmak olmalıdır.
Et üretiyorsak işleyebilmeliyiz.
Süt üretiyorsak ürüne dönüştürebilmeliyiz.
Hububat ve bakliyat üretiyorsak paketleme, markalaşma ve pazarlama zincirini Kırşehir'de kurabilmeliyiz.
Kooperatifleşme burada yeniden düşünülmeli. Ancak tabeladan ibaret kooperatifler değil; üreticinin girdi maliyetini düşüren, ürünü ortak pazarlayan ve üreticinin pazarlık gücünü artıran profesyonel yapılar kurulmalı.
Üniversite tarlaya inmeli
Kırşehir'in elindeki önemli avantajlardan biri de Ahi Evran Üniversitesi ve Ziraat Fakültesidir.
Üniversitenin ürettiği bilimsel bilginin çiftçinin tarlasına ulaşması gerekiyor.
Hangi bölgede hangi ürün daha verimli?
Kuraklığa dayanıklı hangi çeşitler kullanılabilir?
Bir litre suyla hangi üründen daha fazla ekonomik değer elde edilebilir?
Hayvancılıkta yem maliyeti nasıl azaltılabilir?
Bunların cevabı yalnızca siyasette veya bürokraside değil, bilimde aranmalıdır.
Üniversite, üretici, ziraat odaları, kooperatifler, yerel yönetimler ve Tarım ve Orman Müdürlüğü aynı masaya oturabilmelidir.
Genç çiftçiyi köyde tutamazsak üretimi de tutamayız
Meselenin bir de insan tarafı var.
Köy nüfusu yaşlanırken gençlerin tarımdan uzaklaşması, geleceğin en büyük risklerinden biridir.
Genç bir insan tarımla uğraştığında geleceğini göremiyorsa, sosyal imkânlara ulaşamıyorsa ve emeğinin karşılığını alamıyorsa onu yalnızca "köyünde kal, üret" diyerek kırsalda tutamayız.
Tarımı yeniden kazandıran, teknoloji kullanan ve gelecek vadeden bir meslek haline getirmeliyiz.
Genç çiftçiye araziye erişimden finansmana, modern ekipmandan pazarlama desteğine kadar özel modeller geliştirilmelidir.
Kırşehir'in tarım master planına ihtiyacı var
Bütün bunların sonunda yapılması gereken aslında belli.
Kırşehir'in ilçeleri ve köyleriyle birlikte ayrıntılı bir Tarım ve Hayvancılık Master Planı hazırlanmalı.
Su varlığı, toprak yapısı, ürün deseni, hayvan varlığı, yem ihtiyacı, işleme kapasitesi, kırsal nüfus ve pazar imkânları tek bir veri tabanında toplanmalı.
Sonra şu soru sorulmalı:
Kırşehir önümüzdeki 10 yılda tarım ve hayvancılıkta nerede olmak istiyor?
Çünkü üreticinin yalnızca destek beklediği bir model sürdürülebilir değildir.
Üreticinin kazanabildiği bir model kurmak zorundayız.
Kırşehir'in toprağı var, üretim kültürü var, hayvancılık tecrübesi var ve bilimsel altyapısı var.
Şimdi bunları aynı hedef etrafında buluşturmanın zamanı.
Kırşehir daha çok üretmekten önce daha akıllı, daha verimli ve daha yüksek katma değerle üretmeyi başarmalı.
Çünkü toprağı koruyamazsak üretimi, üreticiyi koruyamazsak da Kırşehir'in tarımsal geleceğini koruyamayız.
Sorunları konuşmak yetmez; artık çözümü de konuşmak gerekir.

Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Başka Çare Kalmadı
Görüntüle →Son Yazıları
- Kırşehir’de Sağlık İçin Yeni Bir Yol Haritası Şart
- Kırşehir'in en büyük kaybı nüfus değil, gençleri
- Cesaretin Var mı Sayın Vekil ?
- Başka Çare Kalmadı
- Kulak Vermediğin Kırşehir Kamuoyu Seni Devre Dışı Bırakır
- Çin'in Şeytani Soykırım Planı
- Kırşehir'e Millet Bahçesi Gerekir mi ?
- ''Kırşehir'e Yeni Hastane'' Gerçeği
- Hata Kendilerinde Değil Kırşehirdeymiş !
- Devlet Fabrika Kurar mı ?