Kırşehir’de Sağlık İçin Yeni Bir Yol Haritası Şart
Kırşehir’de randevu sisteminden uzman hekim eksikliğine, hasta memnuniyetinden sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına kadar çözüm bekleyen başlıklar var. Yapımı süren yeni hastane önemli bir fırsat sunarken asıl soru şu: Kırşehir daha güçlü, ulaşılabilir ve insan odaklı bir sağlık sistemi kurabilecek mi?
Bir şehrin sağlık sistemini yalnızca hastane binalarının büyüklüğü, yatak kapasitesi veya teknolojik imkânlarıyla ölçemeyiz. Asıl ölçü; vatandaşın ihtiyaç duyduğu hekime zamanında ulaşabilmesi, sağlık çalışanlarının huzurlu bir ortamda görev yapabilmesi ve hastaneye giren insanın kendisini güvende ve değerli hissedebilmesidir.
Kırşehir’de sağlık hizmetlerini de bu bütünlük içerisinde konuşmak gerekiyor.
Şehrimiz sağlık alanında önemli yatırımlar aldı. Özellikle fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki altyapı, termal kaynaklarımızla birleştiğinde Kırşehir için ciddi bir değer oluşturuyor. Yapımı devam eden yeni hastane de önemli bir fırsat.
Ancak mesele yalnızca yeni bir hastane yapmak değil; Kırşehir’in sağlık sistemini bütün unsurlarıyla daha güçlü hale getirebilmek.
Vatandaş randevu değil, sağlık hizmeti istiyor
Vatandaşlardan en sık duyduğumuz sorunların başında randevu sistemi geliyor. Bazı branşlarda randevu bulmak güçleşirken, zaman zaman vatandaşlar randevu aldıkları uzman hekime ulaşamadıklarını ve muayenelerinin başka hekimler tarafından gerçekleştirildiğini ifade ediyor.
Tıp eğitiminin doğal işleyişi içerisinde asistan hekimlerin görev alması elbette normaldir. Ancak vatandaş belirli bir uzman hekimden randevu almışsa ve süreç farklı ilerleyecekse bunun kendisine açıkça anlatılması gerekir.
Çünkü sağlık hizmetinde güven, muayene odasına girmeden başlar.
Bazen bir cümle çok şey anlatır
Geçtiğimiz günlerde küçük bir operasyon nedeniyle ben de hastanedeydim.
Operasyon sonrasında servise çıkarılırken hasta taşıma asansöründe teknik bir sorun yaşanıyordu. Görevli personel bir süredir beni servise ulaştırmaya çalışıyordu. Bu sırada asansöre başka bir kişi bindi. Görevli, buranın hasta taşıma asansörü olduğunu, asansörün sorunlu çalıştığını ve hastanın uzun süredir beklediğini belirterek kendisinden diğer asansörü kullanmasını rica etti.
Aldığı cevap şuydu:
“Acelesi yok zaten, beklesin.”
Ben de kendisine, “Benim acelem olmadığını nereden biliyorsunuz?” diye sordum.
Daha sonra kim olduğunu sorduğumda doktor olduğunu söyledi ve ismini verdi.
Burada amacım bir kişiyi hedef göstermek değil. İsmini de bu nedenle paylaşmıyorum. Tartışılması gereken kişi değil, anlayıştır.
Üstelik bu ifadeyi kullanan kişinin hekim olması meseleyi daha düşündürücü hale getiriyor. Sedye üzerinde servisine çıkarılmayı bekleyen bir hastanın durumunu bilmeden, onun adına “acelesi yok” kararını vermek doğru bir yaklaşım değildir.
Sağlık hizmetinde iletişim tali bir mesele değildir. Hastaneye gelen insanın ağrısı, endişesi veya korkusu olabilir. Doktorundan hemşiresine, teknisyeninden hasta taşıma personeline kadar hastayla temas eden herkesin kullandığı dil sağlık hizmetinin kalitesinin bir parçasıdır.
Sağlık çalışanlarını da dinlemek zorundayız
Ancak bütün sorumluluğu doktorlara ve sağlık çalışanlarına yüklemek de doğru olmaz.
Hasta memnuniyeti kadar hekim ve sağlık çalışanı memnuniyeti de önemlidir.
Yoğun hasta sayısı, nöbetler, personel eksikliği ve ağır çalışma temposu sağlık çalışanlarını doğrudan etkiliyor. Sürekli baskı altında çalışan bir sistemden kusursuz hizmet beklemek gerçekçi değildir.
Kırşehir’in alanında başarılı uzman hekimleri şehre çekmesi kadar onları burada tutabilmesi de önemlidir.
Şu soruyu sormalıyız:
Başarılı bir hekim neden Kırşehir’de kalmak istesin?
Çalışma huzuru, mesleki gelişim imkânları, yönetim anlayışı, iş yükü ve sosyal şartlar bu kararın parçalarıdır. Sağlık çalışanlarının memnuniyeti düzenli olarak ölçülmeli ve sorunların yönetime ulaştığı etkin mekanizmalar kurulmalıdır.
Hasta ile sağlık çalışanını karşı karşıya getiren değil, ikisini de koruyan bir sistem oluşturmalıyız.
Yeni hastane gerçek bir fırsata dönüşmeli
Yapımı devam eden yeni hastane, Kırşehir’in sağlık sistemini yeniden ele almak açısından önemli bir fırsattır.
Ancak vatandaşın cevap beklediği sorular bulunuyor.
Bağbaşı bölgesindeki yeni hastaneye ulaşım nasıl sağlanacak? Yaşlılar, engelliler ve özel aracı bulunmayan vatandaşlar için toplu taşıma yeterli olacak mı? Mevcut hastane hangi branşlarla hizmet vermeye devam edecek?
Bunlar hastane açıldıktan sonra değil, bugünden cevaplandırılması gereken sorulardır.
Çünkü sağlık yatırımının bir ayağı hastaneyi yapmaksa diğer ayağı vatandaşı o hastaneye kolaylıkla ulaştırmaktır.
Başka şehirlere gitme zorunluluğunu azaltmalıyız
Bir diğer önemli mesele eksik uzmanlık alanlarıdır.
Örneğin çocuk nefrolojisi gibi bazı branşlarda vatandaşlarımızın Kayseri veya Ankara’ya gitmek zorunda kaldığı ifade ediliyor.
Başka bir şehre sağlık hizmeti için gitmek yalnızca yolculuk değildir. Ulaşım gideri, iş gücü kaybı, zaman, gerektiğinde konaklama ve hasta açısından ciddi bir yorgunluk anlamına gelir.
Bu nedenle yeni hastanenin başarısını yalnızca yatak kapasitesiyle ölçmemeliyiz.
Asıl sorumuz şu olmalı:
Yeni hastane hizmete girdikten sonra sağlık hizmeti almak için Kırşehir dışına gitmek zorunda kalan vatandaş sayısı ne kadar azalacak?
Kırşehir’in sağlık yol haritası olmalı
Çözüm aslında ulaşılmaz değil.
Hasta ve sağlık çalışanı memnuniyeti düzenli ölçülmeli; eksik branşlar belirlenmeli; başka illere yapılan sevkler analiz edilmeli; randevu sistemindeki aksaklıklar takip edilmeli ve yeni hastanenin ulaşım planı bugünden hazırlanmalıdır.
Sonuçlar da kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.
Böylece sağlık hizmetlerini söylentiler ve münferit olaylar üzerinden değil, veri ve çözüm üzerinden tartışabiliriz.
Kırşehir’in sağlık alanında önemli bir potansiyeli var. Yeni hastane de bunun üzerine önemli bir halka ekleyebilir.
Ancak hedefimiz yalnızca daha büyük bir hastane olmamalı.
İyi hekimin çalışmak istediği, sağlık çalışanının değer gördüğü ve vatandaşın ihtiyaç duyduğu hizmete zamanında, güven içerisinde ulaşabildiği bir sistem kurmalıyız.
Çünkü sağlık sisteminin gerçek kalitesini yalnızca binalar değil, o binaların içerisinde insana nasıl davranıldığı gösterir.
Kırşehir’in sorunlarını konuşmak yetmez.
Artık çözümünü de konuşmak gerekir.

Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Son Yazıları
- Kırşehir'in en büyük kaybı nüfus değil, gençleri
- Cesaretin Var mı Sayın Vekil ?
- Başka Çare Kalmadı
- Kulak Vermediğin Kırşehir Kamuoyu Seni Devre Dışı Bırakır
- Çin'in Şeytani Soykırım Planı
- Kırşehir'e Millet Bahçesi Gerekir mi ?
- ''Kırşehir'e Yeni Hastane'' Gerçeği
- Hata Kendilerinde Değil Kırşehirdeymiş !
- Devlet Fabrika Kurar mı ?
- AK Parti Üçlü Ayrımda