Kırşehir “Müzik Şehri” ile Yetinmemeli: Sırada Ahilik Olmalı
Kırşehir, UNESCO Müzik Şehri kimliğiyle kültürel değerlerini uluslararası bir kazanıma dönüştürebileceğini gösterdi. Şimdi aynı kararlılık, Ahi Evran’ın mirasını yaşatan Ahiliğin UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne taşınması için ortaya konulmalı.
Kırşehir’in geleceğine ilişkin bu haftaki yazımızda, şehrin çoğu zaman ikinci planda kalan büyük bir imkânına dikkat çekmek istiyorum. Çünkü kültür yalnızca geçmişi anmak için değil, geleceği kurmak için de kullanılabilir. Doğru değerlendirildiğinde kent kimliğini güçlendirir, yeni ekonomik alanlar oluşturur ve genç kuşaklara yaşadıkları şehirle gurur duyabilecekleri güçlü bir aidiyet kazandırır. Kırşehir, bunun mümkün olduğunu müzik alanında somut biçimde gösterdi. Şimdi bu tecrübeyi daha ileri taşımamız gerekiyor.
Bir şehrin gücü yalnızca tarihî yapılarıyla değil, geçmişten bugüne taşıdığı değerleri yaşatabilmesiyle ölçülür. Kırşehir bu bakımdan çok özel bir şehir. Bir tarafta bozlakları, Abdallık geleneği, Muharrem Ertaş’ı, Neşet Ertaş’ı ve bağlaması; diğer tarafta Ahi Evran’ın şahsında karşılık bulan emek, üretim, dayanışma ve meslek ahlakı bulunuyor.
Kırşehir müzik alanındaki değerini dünyaya kabul ettirmeyi başardı. Şimdi aynı başarıyı Ahilik alanında da göstermenin zamanı geldi.
Müzikte Başarılan Ahilikte de Başarılabilir
Kırşehir’in 2019 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na müzik alanında kabul edilmesi, şehrin kültürel tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Türkiye’nin bu ağa müzik alanında katılan ilk şehri olan Kırşehir, yalnızca bir unvan kazanmadı; müziği şehir hayatının ve yerel kalkınmanın bir parçası hâline getirdi.
Çocuklara yönelik müzik eğitimleri, müzik durakları, ulusal çalıştaylar, uluslararası konferans ve festivaller, yerel korolar, çalgı yapım atölyeleri ve müzisyenlere verilen destekler bu sürecin önemli sonuçları arasında yer aldı. Düzenlenen etkinlikler konaklama ve yeme-içme sektörlerinden esnafa, hediyelik eşya üreticilerinden yerel sanatçılara kadar birçok kesime katkı sağladı. Kadınların, çocukların, engellilerin ve farklı toplumsal grupların kültürel hayata katılımı da arttı.
Bu tecrübe, Kırşehir’in doğru bir dosya, ortak irade ve sürdürülebilir projelerle uluslararası başarı elde edebileceğini kanıtladı. UNESCO Müzik Şehri unvanı bu nedenle bir varış noktası değil, yeni hedeflerin başlangıcı olmalı.
Ahilik Bir Haftaya Sığdırılamaz
Ahilik çoğu zaman esnaf teşkilatı, tarihî bir kurum veya her yıl düzenlenen kutlama programları üzerinden anlatılıyor. Oysa Ahilik bunların çok ötesinde bütüncül bir hayat ve üretim düzenidir.
Ahilik; dürüst ticaret, kaliteli üretim, tüketicinin korunması, emeğe saygı, usta-çırak ilişkisi, mesleki eğitim, yardımlaşma ve haksız rekabetin önlenmesi gibi ilkeleri aynı sistem içinde buluşturuyor. Bugün dünyanın tartıştığı meslek etiği, güvenilir ticaret, sürdürülebilir üretim ve adil paylaşım gibi pek çok konu, Ahiliğin yüzyıllar önce ortaya koyduğu değerler arasında bulunuyor.
Bu nedenle Ahilik geçmişte kalmış bir hatıra değil, günümüzün ekonomik ve toplumsal sorunlarına cevap verebilecek yaşayan bir medeniyet birikimidir. Böylesine büyük bir mirasın yalnızca Ahilik Haftası’ndaki törenlerle hatırlanması yeterli değildir.
Kırşehir Bu Sürece Hazır
Ahi Evran, ömrünün son dönemini Kırşehir’de geçirmiş, Ahilik teşkilatını burada olgunlaştırmış ve kabri de bu şehirde yer almıştır. Ahi Evran Türbesi 2014 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor. Ahi Evran’ın doğumunun 850’nci yıl dönümü de UNESCO’nun 2021 Anma ve Kutlama Programı’na alınmıştı.
Ancak bu iki önemli gelişme, Ahiliğin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne kaydedildiği anlamına gelmiyor. Türkiye’nin UNESCO listelerinde çok sayıda kültürel değeri bulunmasına rağmen Ahilik henüz uluslararası listeye alınmış değil. Kırşehir’in önündeki yeni hedef tam olarak budur.
Ortak Bir Yol Haritası Hazırlanmalı
İlk adım olarak “Kırşehir Ahilik UNESCO Çalışma Kurulu” oluşturulmalıdır. Valilik, belediye, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, esnaf odaları, Ticaret ve Sanayi Odası, Kent Konseyi, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve geleneksel meslek ustaları aynı masa etrafında buluşmalıdır.
Ahiliğin yaşayan uygulamaları yeniden belgelenmeli; şed kuşanma törenleri, esnaf duaları, usta-çırak ilişkileri, meslek kuralları, sözlü anlatımlar ve dayanışma örnekleri kayıt altına alınmalıdır. Okullarda Ahilik eğitimleri, gençlere yönelik meslek atölyeleri, yaşayan ustalar programı ve dijital arşiv gibi kalıcı çalışmalar hayata geçirilmelidir.
Hazırlanacak dosya, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve UNESCO Türkiye Millî Komisyonuyla birlikte ulusal başvuru takvimine taşınmalıdır. Ahiliğin farklı coğrafyalardaki izleri dikkate alınarak çok uluslu başvuru seçeneği de değerlendirilmelidir. Buradaki amaç Ahiliği yalnızca Kırşehir’e ait ilan etmek değil, Kırşehir’in tarihî merkezî rolüyle bu ortak değerin korunmasına öncülük etmektir.
Müzik Kırşehir’in Sesi, Ahilik Vicdanıdır
Ahiliğin UNESCO listesine alınması Kırşehir’e yalnızca yeni bir unvan kazandırmaz. Kültür turizmini çeşitlendirir, geleneksel meslekleri destekler, gençlerin şehirle bağını güçlendirir ve Kırşehir’in uluslararası görünürlüğünü çok boyutlu hâle getirir.
Müzik Kırşehir’in sesidir; Ahilik ise o sesin taşıdığı emek, ahlak ve insan anlayışıdır. Kırşehir dün müziğini dünyaya duyurdu. Şimdi emeğe, dürüst ticarete ve dayanışmaya dayanan Ahilik felsefesini bütün insanlığa anlatmalıdır.
Müziğin ardından sıra Ahilikte.

Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Son Yazıları
- Kırşehir’in Geleceği Toprakta: Tarımda Yeni Bir Yol Haritası Şart
- Kırşehir’de Sağlık İçin Yeni Bir Yol Haritası Şart
- Kırşehir'in en büyük kaybı nüfus değil, gençleri
- Cesaretin Var mı Sayın Vekil ?
- Başka Çare Kalmadı
- Kulak Vermediğin Kırşehir Kamuoyu Seni Devre Dışı Bırakır
- Çin'in Şeytani Soykırım Planı
- Kırşehir'e Millet Bahçesi Gerekir mi ?
- ''Kırşehir'e Yeni Hastane'' Gerçeği
- Hata Kendilerinde Değil Kırşehirdeymiş !