Kırşehir’in Ekonomik Geleceği İçin 5 Kritik Başlık
Kırşehir; tarım ve hayvancılık gücü, üniversitesi ve merkezi konumuna rağmen ekonomik büyümede neden istediği seviyeye ulaşamıyor? Gençlerin göçü, sınırlı özel sektör yatırımları, katma değer eksikliği ve hızlı tren başta olmak üzere ulaşım altyapısındaki yetersizlikler yeni bir kalkınma modelini zorunlu kılıyor.
Kırşehir’in ekonomik geleceğini konuşurken önce şu soruyu açık biçimde sormamız gerekiyor: Bu şehir neden sahip olduğu potansiyeli kalıcı bir büyümeye dönüştüremiyor?
Çünkü Kırşehir’in elinde azımsanmayacak imkânlar var. Tarım ve hayvancılık kültürü, üniversitesi, yetişmiş insan gücü, Anadolu’nun merkezindeki konumu ve köklü sosyal yapısı önemli avantajlar sunuyor. Buna rağmen genç nüfusun önemli bölümü eğitim ve istihdam için başka şehirlere yöneliyor, özel sektör yatırımları sınırlı kalıyor ve şehir ekonomisi arzu edilen çeşitliliğe ulaşamıyor.
Sorunun merkezinde bana göre yalnızca yatırım eksikliği değil, bütüncül bir ekonomik model eksikliği bulunuyor.
Gençleri Kaybeden Şehir Geleceğini de Kaybeder
Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır.
Üniversiteden mezun olan genç, Kırşehir’de eğitimine ve yeteneğine uygun bir iş bulamıyorsa Ankara’ya, Kayseri’ye ya da daha büyük merkezlere yöneliyor.
Bu yalnızca nüfus kaybı değildir. O gençle birlikte üretim kapasitesi, tüketim gücü, girişimcilik potansiyeli ve yeni fikirler de şehirden ayrılıyor.
Bu nedenle Kırşehir’in ekonomik planlamasının ilk hedeflerinden biri, gençlere nitelikli istihdam sağlayacak sektörleri geliştirmek olmalıdır.
Her Alanda Değil, Doğru Alanlarda Büyümeliyiz
Kırşehir’in her sektörde başka şehirlerle yarışmaya çalışması gerçekçi değildir. Bunun yerine güçlü olduğumuz alanlarda ihtisaslaşmak gerekir.
Tarım ve hayvancılık bunların başında geliyor. Ancak yalnızca üretmek yeterli değil.
Et üretiyorsak işleme sanayisini, süt üretiyorsak markalı ürün zincirini, hububat üretiyorsak depolama, paketleme ve pazarlama kapasitesini de Kırşehir’de geliştirmeliyiz.
Şehir, hammaddenin çıktığı değil, katma değerin üretildiği merkez haline gelmelidir.
Bunun yanında tarım teknolojileri, gıda sanayisi, sağlık, termal turizm ve uygun yan sanayi alanları Kırşehir’in yeni ekonomik uzmanlaşma başlıkları olabilir.
Üniversite Şehrin Ekonomisine Daha Fazla Dokunmalı
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi yalnızca öğrenci sayısıyla değerlendirilmemeli.
Üniversitede üretilen bilimsel bilgi tarımda, sanayide, sağlıkta ve girişimcilikte ekonomik değere dönüşebilmelidir.
Üniversite, sanayi, belediye, kamu kurumları, odalar ve girişimciler arasında sürekli çalışan bir mekanizma kurulmalı; gençlerin fikirlerini işletmeye dönüştürebilecekleri girişimcilik ve teknoloji merkezleri geliştirilmelidir.
Yatırımcıyı Çağırmak Yetmez
Bir başka önemli konu yatırım ortamıdır.
Yatırımcıya yalnızca arsa göstermek veya teşvik anlatmak yetmez. Ulaşım, enerji, lojistik, nitelikli iş gücü ve pazara erişim de yatırım kararının parçasıdır.
Kırşehir’in burada önemli bir dezavantajı bulunuyor: ulaşım altyapısı.
Ankara-Kayseri aksında önemli bir konuma sahip olan Kırşehir’in demiryolu ve özellikle hızlı tren bağlantısındaki eksikliği ekonomik rekabet açısından ciddi biçimde ele alınmalıdır.
Hızlı tren meselesi sadece daha konforlu yolculuk meselesi değildir. Bir şehrin büyük ekonomik merkezlerle daha güçlü bağ kurması, insan hareketliliğini artırması ve yatırımcı açısından erişilebilir hale gelmesi demektir.
Karayolu bağlantıları, organize sanayi bölgelerinin ulaşımı, yük taşımacılığı ve lojistik altyapı da bu çerçevede birlikte planlanmalıdır.
Çünkü yatırımcının temel sorularından biri şudur:
“Ürettiğim ürünü pazara ne kadar hızlı ve hangi maliyetle ulaştıracağım?”
Bu soruya güçlü cevap veremeyen şehirlerin yatırım yarışında öne çıkması kolay değildir.
Kırşehir’in Ortak Bir Kalkınma Planına İhtiyacı Var
Kırşehir’in ekonomik geleceği günlük kararlarla değil, 10-20 yıllık bir planla ele alınmalıdır.
Valilik, belediye, üniversite, odalar, OSB’ler, üreticiler ve sivil toplumun içinde bulunduğu kalıcı bir Kırşehir Ekonomik Kalkınma Masası kurulabilir.
Bu yapı toplantı yapan değil; sektör seçen, yatırım takip eden, altyapı ihtiyaçlarını belirleyen ve sonuçları ölçen profesyonel bir mekanizma olmalıdır.
Kırşehir’in büyüyememesini kader olarak kabul edemeyiz.
Gençlerini kaybeden değil onlara gelecek sunan, ham madde satan değil katma değer üreten, yatırım bekleyen değil yatırım için güçlü şartlar oluşturan bir Kırşehir mümkün.
Asıl mesele, bütün bu potansiyeli ortak bir hedef etrafında buluşturabilmektir.

İlk önce Kırşehir'e gelen iş adamlarına gerekli ilgi gösterilecek. Kuracağı iş yeri için alternatifli yer gösterip her türlü kolaylık sağlanmalıdır. En önemlisi Kırşehir'i Mersin'e, Adana'ya, Antalya'ya ve Samsun'a bağlayan yolun Kırşehir Aksaray arası acilen yapılması gerekir. Hızlı treninin gelmesi hayalden daha uzak gibi görünüyor. Diğer illere yapılanlara bakınca ikinci Menderes dönemi yaşıyoruz sanki.
Biz her yıl sadece Turkiye'nin en saygın değil yurt dışının da en saygın universitelerine, üstelik burslu öğrenciler gönderiyoruz. Yalniz son bir kac yıldır ciddi bir başarı da düşüş var. Ne yazik ki, okullarını tamamlayan cocuklarimiz, memleketimizde farklı nedenler ile istihdama katilamiyorlar. Bu bir dezavantaj..... öte yandan bir kent ulaşım ağı ile gelişir kalkılır. Ama malesef ne havaalani ne hızlı tren ne de arzu ettiğimiz yol ağı var. Kara tren bile yok. Yıllarca öğrenciliğim boyunca Ankaraya günlük gidiş geliş yaptim; toplam min 7 saat otobüste zamanımı harcadım. Maliyetli oluşu da cabası. Avrupaya bakınız, önce ulaşım ağı kurmuştur. Zaten ardından ekonomi de gelişir, diye düşünüyorum. İlginç bir şekil de ha bire konut yapılıyor. Ama küçük ölçekli fabrikalar hiç yapılmıyor. Dikkat ettim, makarna fabrikamız bile yok. En temel ihtiyaç. Öte yandan köyden kente göç çok fazla. Uretemiyoruz. Cogunluk şehre büyük hayaller ile geliyor, iş yok. İlginç bir paradoks. Böyle de bir durum var. Ekonomisi iyi olan aileler de, buyuk şehre gidip yatırım yapıyor. Örneğin kuyumcusunuz, akşama jadar dükkan tesekur doluyor. İnsanların alim gücü sınırlı. Tabiki kişi de belli bir variyeti var ise büyük şehre gidiyor. Ekonomik durumu çok kötü ise de hiç değilse bir fabrika da iş bulurum diye gidiyor. Örneğin biz de daha ılıman iklim bölgesine gitmek istiyoruz. Sonuç olarak, Orta Anadolunun kalbiyiz, temel gereksinimleri ulaşmak çok kısıtlı. Ailis veriş merkezi yok, olsa ne olacak, alim gücü düşük. Dolayısı ila kalkinmak için önce ulaşım ağı, berberin de memlekete dönüş, en azından küçük ölçekli üretim çiftlikleri ve işleme merkezleri, koy nüfusunu üretime katma....
Son Yazıları
- Köprüyü Halk İstedi, Şimdi Kırşehir'e Bağlanmak İstiyorlar
- Kırşehir’de Asıl Sorun Okul Sayısı Değil, Okulların Yeri mi?
- Kırşehir Üniversite Şehri mi, Öğrenci Durağı mı?
- Yıllarca Ağaç Dikildi, Şimdi Aynı Alanlara Maden Ruhsatı Veriliyor
- Fon Balonu Nasıl Patladı? Herkesin Anlayacağı Dille Büyük Dosya
- Kırşehir’de Ev Bulmak Zorlaşıyor: Sosyal Konut Gerçekten Ulaşılabilir mi?
- Konya ve Kayseri’nin Ahilik Planı Kırşehir’i Harekete Geçirmeli
- Taşında Bilim, Telinde Hüzün, Ruhunda Ahilik: Kırşehir
- Altın Değil, Milli Servet Meselesi: Kırşehir İçin Kritik Sorular
- Kırşehir “Müzik Şehri” ile Yetinmemeli: Sırada Ahilik Olmalı
İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
Köprüyü Halk İstedi, Şimdi Kırşehir'e Bağlanmak İstiyorlar
Son Makaleler
Köprüyü Halk İstedi, Şimdi Kırşehir'e Bağlanmak İstiyorlar