İran'ı yüzlerce yıl yöneten Kaçar Hanedanı Kırşehir'den çıktı

DÜNYA 15.01.2026 - 12:45, Güncelleme: 15.01.2026 - 12:46
 

İran'ı yüzlerce yıl yöneten Kaçar Hanedanı Kırşehir'den çıktı

Kırşehir ve Yozgat çevresinde yaşayan bir Türkmen boyuyken İran’a göç eden Kaçarler, yüzyıllar boyunca İran’ı yönetti. Bugün İran’daki protestolar sürerken, Türklerin devlete sahip çıkan tutumu tarihsel hafızayı yeniden gündeme taşıdı.

İran, tarihsel olarak yalnızca Pers kimliğiyle değil; Türk siyasal geleneğinin belirleyici olduğu uzun bir devlet tecrübesiyle de şekillendi. Selçuklulardan İlhanlılara, Akkoyunlulardan Safevîlere ve Afşarlara kadar uzanan bu çizginin son büyük halkalarından biri, Kaçar Hanedanı oldu. Kaçarler, yalnızca İran’ı yöneten bir hanedan değil; aynı zamanda Anadolu Türkmen sosyolojisinin İran devlet yapısına taşınmasının somut örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Kırşehir–Yozgat Hattından İran’a Uzanan Bir Türkmen Göçü Tarihsel kaynaklar, Kaçarlerin Oğuz-Türkmen boylar birliğine mensup olduğunu ve Osmanlı döneminde Orta Anadolu’da, özellikle Kırşehir ve Yozgat çevresinde yaşayan konar-göçer Türkmen toplulukları arasında yer aldığını ortaya koymaktadır. Bu dönemde Osmanlı-Safevî rekabeti, sınır bölgelerindeki Türkmen unsurların İran coğrafyasına yönelmesine zemin hazırlamış; Kaçarler de bu dalga içerisinde İran’ın kuzeyine göç ederek yerleşmiştir. Zamanla askeri ve idari kabiliyetleriyle öne çıkan Kaçarler, 18. yüzyılın sonlarında merkezi otoritenin zayıfladığı İran’da hâkim güç haline gelmiş ve Ağa Muhammed Han Kaçar ile birlikte devletin başına geçmiştir. Böylece Anadolu kökenli bir Türkmen boyu, İran tahtına oturmuş; bu durum, İran’daki Türk devlet geleneğinin sürekliliğini bir kez daha teyit etmiştir. Yüzyıllar Boyunca Türk Hanedanlarıyla Yönetilen İran İran’ın yaklaşık bin yıla yakın bir sürede, kesintisiz biçimde Türk kökenli hanedanlar tarafından yönetildiği tarihsel bir gerçektir. Bu dönem yalnızca askerî hâkimiyetle sınırlı kalmamış; devlet teşkilatı, vergi sistemi, toprak düzeni ve ordu yapılanması Türk-İslam siyaset geleneği doğrultusunda şekillenmiştir. Kaçarler dönemi de bu anlamda, merkeziyetçi devlet anlayışı, güçlü bürokrasi ve toplumsal denge arayışıyla öne çıkmıştır. Her ne kadar 19. yüzyıl, küresel güç dengelerinin değiştiği ve İran’ın dış baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönem olsa da; Kaçar idaresi altında İran, iç bütünlüğünü koruyan, etnik ve mezhepsel çeşitliliği devlet çatısı altında tutmaya çalışan bir siyasal yapı sergilemiştir. Güncel Protestolar ve İran Türklerinin Devlet Refleksi Bugün İran’da yaşanan toplumsal protestolar, farklı talepler ve sosyo-ekonomik dinamikler üzerinden şekillenmektedir. Ancak bu süreçte dikkat çeken unsurlardan biri, İran’daki Türk nüfusun başta Azerbaycan Türkleri olmak üzere devletin bütünlüğüne ve kurumsal yapısına yönelik sahiplenici tutumudur. Bu yaklaşım, yalnızca güncel siyasi tercihlerle açıklanabilecek bir refleks değildir. Aksine, İran’ın kurucu ve taşıyıcı unsurlarından biri olma bilinci, tarihsel hafızada derin bir yere sahiptir. Kaçarler gibi hanedanlar aracılığıyla devlet yönetiminde söz sahibi olmuş Türk toplulukları için “devlet”, dışsal bir otorite değil; bizzat inşa edilmiş ve korunmuş bir yapı olarak algılanmaktadır. Tarihsel Hafıza ile Güncel Siyaset Arasında İran Türkleri İran Türklerinin bugün sergilediği bu tutum, tarihsel sürekliliğin güncel siyasete yansıması niteliğindedir. Kırşehir ve Yozgat bozkırlarından İran’a uzanan Kaçar hikâyesi, yalnızca bir hanedanın yükselişi değil; Türklerin İran coğrafyasındaki kurucu rolünün somut bir ifadesidir. Bu nedenle, İran’daki protestolar bağlamında Türk toplulukların devlet kurumlarına yönelik yaklaşımı, yalnızca güncel olaylarla değil; yüzyıllara yayılan ortak devlet tecrübesi ve siyasal aidiyet bilinciyle birlikte okunmalıdır. Kaçarler döneminde olduğu gibi bugün de İran’da Türkler, devleti zayıflatan değil; onu ayakta tutan tarihsel aktörlerden biri olmayı sürdürmektedir. Ömer Duran
Kırşehir ve Yozgat çevresinde yaşayan bir Türkmen boyuyken İran’a göç eden Kaçarler, yüzyıllar boyunca İran’ı yönetti. Bugün İran’daki protestolar sürerken, Türklerin devlete sahip çıkan tutumu tarihsel hafızayı yeniden gündeme taşıdı.

İran, tarihsel olarak yalnızca Pers kimliğiyle değil; Türk siyasal geleneğinin belirleyici olduğu uzun bir devlet tecrübesiyle de şekillendi. Selçuklulardan İlhanlılara, Akkoyunlulardan Safevîlere ve Afşarlara kadar uzanan bu çizginin son büyük halkalarından biri, Kaçar Hanedanı oldu. Kaçarler, yalnızca İran’ı yöneten bir hanedan değil; aynı zamanda Anadolu Türkmen sosyolojisinin İran devlet yapısına taşınmasının somut örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Kırşehir–Yozgat Hattından İran’a Uzanan Bir Türkmen Göçü

Tarihsel kaynaklar, Kaçarlerin Oğuz-Türkmen boylar birliğine mensup olduğunu ve Osmanlı döneminde Orta Anadolu’da, özellikle Kırşehir ve Yozgat çevresinde yaşayan konar-göçer Türkmen toplulukları arasında yer aldığını ortaya koymaktadır. Bu dönemde Osmanlı-Safevî rekabeti, sınır bölgelerindeki Türkmen unsurların İran coğrafyasına yönelmesine zemin hazırlamış; Kaçarler de bu dalga içerisinde İran’ın kuzeyine göç ederek yerleşmiştir.

Zamanla askeri ve idari kabiliyetleriyle öne çıkan Kaçarler, 18. yüzyılın sonlarında merkezi otoritenin zayıfladığı İran’da hâkim güç haline gelmiş ve Ağa Muhammed Han Kaçar ile birlikte devletin başına geçmiştir. Böylece Anadolu kökenli bir Türkmen boyu, İran tahtına oturmuş; bu durum, İran’daki Türk devlet geleneğinin sürekliliğini bir kez daha teyit etmiştir.

Yüzyıllar Boyunca Türk Hanedanlarıyla Yönetilen İran

İran’ın yaklaşık bin yıla yakın bir sürede, kesintisiz biçimde Türk kökenli hanedanlar tarafından yönetildiği tarihsel bir gerçektir. Bu dönem yalnızca askerî hâkimiyetle sınırlı kalmamış; devlet teşkilatı, vergi sistemi, toprak düzeni ve ordu yapılanması Türk-İslam siyaset geleneği doğrultusunda şekillenmiştir. Kaçarler dönemi de bu anlamda, merkeziyetçi devlet anlayışı, güçlü bürokrasi ve toplumsal denge arayışıyla öne çıkmıştır.

Her ne kadar 19. yüzyıl, küresel güç dengelerinin değiştiği ve İran’ın dış baskılarla karşı karşıya kaldığı bir dönem olsa da; Kaçar idaresi altında İran, iç bütünlüğünü koruyan, etnik ve mezhepsel çeşitliliği devlet çatısı altında tutmaya çalışan bir siyasal yapı sergilemiştir.

Güncel Protestolar ve İran Türklerinin Devlet Refleksi

Bugün İran’da yaşanan toplumsal protestolar, farklı talepler ve sosyo-ekonomik dinamikler üzerinden şekillenmektedir. Ancak bu süreçte dikkat çeken unsurlardan biri, İran’daki Türk nüfusun başta Azerbaycan Türkleri olmak üzere devletin bütünlüğüne ve kurumsal yapısına yönelik sahiplenici tutumudur.

Bu yaklaşım, yalnızca güncel siyasi tercihlerle açıklanabilecek bir refleks değildir. Aksine, İran’ın kurucu ve taşıyıcı unsurlarından biri olma bilinci, tarihsel hafızada derin bir yere sahiptir. Kaçarler gibi hanedanlar aracılığıyla devlet yönetiminde söz sahibi olmuş Türk toplulukları için “devlet”, dışsal bir otorite değil; bizzat inşa edilmiş ve korunmuş bir yapı olarak algılanmaktadır.

Tarihsel Hafıza ile Güncel Siyaset Arasında İran Türkleri

İran Türklerinin bugün sergilediği bu tutum, tarihsel sürekliliğin güncel siyasete yansıması niteliğindedir. Kırşehir ve Yozgat bozkırlarından İran’a uzanan Kaçar hikâyesi, yalnızca bir hanedanın yükselişi değil; Türklerin İran coğrafyasındaki kurucu rolünün somut bir ifadesidir.

Bu nedenle, İran’daki protestolar bağlamında Türk toplulukların devlet kurumlarına yönelik yaklaşımı, yalnızca güncel olaylarla değil; yüzyıllara yayılan ortak devlet tecrübesi ve siyasal aidiyet bilinciyle birlikte okunmalıdır. Kaçarler döneminde olduğu gibi bugün de İran’da Türkler, devleti zayıflatan değil; onu ayakta tutan tarihsel aktörlerden biri olmayı sürdürmektedir.

Ömer Duran

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.