Kırşehir Ziraat Odası'ndan altın madenine karşı ÇED iptal davası

GÜNDEM 04.03.2026 - 06:22, Güncelleme: 04.03.2026 - 06:23
 

Kırşehir Ziraat Odası'ndan altın madenine karşı ÇED iptal davası

Kırşehir Ziraat Odası, altın madeni projesine verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı yürütmenin durdurulması ve iptal talebiyle dava açtı.

Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak, il sınırları içinde planlanan maden ocağı, zenginleştirme ve maden atığı depolama tesisi projesine ilişkin verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı hukuki süreç başlattıklarını açıkladı. Toprak, Kırşehir Merkez Ziraat Odası ile ilçe oda başkanlıklarının birlikte hareket ettiğini belirterek, kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açıldığını kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamada, meselenin yalnızca bir yatırım başlığı altında değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Toprak, söz konusu girişimin Kırşehir’in toprağına, suyuna, merasına ve kırsal geçimine doğrudan etki edebilecek nitelikte olduğunu ifade etti. Proje sahasının önemli bir bölümünün mera vasfı taşıdığına dikkat çeken Toprak, meraların hayvancılık için sadece bir arazi türü değil, üretimin temel dayanağı olduğunu kaydetti. Meraların zarar görmesi halinde yem dengesinin bozulacağı, maliyetlerin artacağı ve üreticinin daha da zorlanacağı uyarısında bulundu. Toprak, proje alanı ve çevresindeki yer altı ve yer üstü su kaynaklarının da risk altında olabileceğini belirterek, suyun zarar görmesinin çevresel bir başlıkla sınırlı kalmayacağını dile getirdi. Açıklamada, su kaynaklarına verilecek muhtemel zararların tarımsal sulamadan besiciliğe, ürün deseninden kırsal yaşamın sürdürülebilirliğine kadar geniş bir alanda baskı oluşturabileceği ifade edildi. “Su giderse üretim gider, üretim giderse köy boşalır” vurgusuyla, kırsal nüfusun korunmasının da bu sürecin önemli bir parçası olduğu belirtildi. Ziraat Odası Başkanlığı, maden sahasının önemli bir bölümünün tarım alanı niteliği taşıdığını ve bu topraklarda binlerce yıldır üretim yapıldığını hatırlattı. Toprak kaybının kısa vadede telafi edilemeyeceğine işaret eden Toprak, “Bugün kazı denilen şey, yarın geri dönmeyecek bir üretim kaybı anlamına gelebilir” değerlendirmesinde bulundu. Açıklamada, bir yanda nesiller boyu sürebilecek tarımsal üretim ve sürdürülebilir kırsal ekonomi, diğer yanda ise ömrü sınırlı bir madencilik faaliyeti bulunduğu belirtilerek, tercihin geleceği gözeten bir yaklaşımla yapılması gerektiği savunuldu. Mevlüt Toprak, Kırşehir’in tarımsal üretim potansiyelinin, su varlığının ve doğal yaşam alanlarının korunmasının oda olarak temel öncelikleri olduğunu belirtti. Açıklamanın sonunda ise açılan davanın ve yürütülen sürecin kararlılıkla, şeffaflıkla ve sonuna kadar takip edileceği ifade edilerek, kamuoyuna saygıyla duyuruldu. Mevlüt Toprak’ın Açıklamasının Tam Metni “KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilimiz sınırları içerisinde planlanan maden ocağı, zenginleştirme ve maden atığı depolama tesisi projesi hakkında verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı; Kırşehir Merkez Ziraat Odamız ve ilçe oda başkanlıklarımız tarafından hukuki süreç başlatılmıştır. Bu kapsamda, söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açılmıştır. Bu mesele yalnızca bir “yatırım” tartışması değildir. Bu mesele; toprağımızın, suyumuzun, meramızın ve geçimimizin geleceğidir. Söz konusu altın madeni sahasının önemli bir bölümünün mera alanı alternatifi taşıdığı bilinmektedir. Mera; kâğıt üzerinde bir boşluk değil, hayvancılığın can damarıdır. Mera zarar gördüğünde sadece ot değil; yem dengesi bozulur, maliyet artar, üretici nefessiz kalır. Bu, doğrudan doğruya hayvancılığın gerilemesi demektir. Öte yandan proje alanı ve çevresinde bulunan yer altı ve yer üstü su kaynakları, tarımın da hayvancılığın da temelidir. Suyun zarar görmesi; yalnızca bir çevre riski değildir. Bu, besi çiftliklerinin, tarımsal sulamanın, ürün deseninin ve kırsal yaşamın tümünün baskı altına girmesi demektir. Su giderse, üretim gider. Üretim giderse, köy boşalır; emek susar. Ayrıca maden sahasının önemli bir bölümünün tarım alanı olduğu; bu topraklarda binlerce yıldır üretim yapıldığı gerçeği ortadadır. Toprak, bir kez kaybedildiğinde kolayca geri dönmez. Bugün “kazı” denilen şey, yarın bir daha ekilemeyecek, bir daha işlenemeyecek bir kayıp anlamına gelebilir. Bizim itirazımız tam da buradadır: Bir yanda ilelebet sürecek tarımsal üretim, nesilden nesile aktarılacak katma değer, sürdürülebilir bir kırsal ekonomi; diğer yanda ise kısa vadeli bir madencilik faaliyeti. Tarım, doğru politikayla her yıl yeniden filizlenen bir geçimdir. Madencilik ise çoğu zaman geride yorgun bir arazi, riskli atık alanları ve telafisi güç etkiler bırakma ihtimali taşır. Bizler “bugün” için değil; yarın için konuşuyoruz. Çocuklarımıza bırakacağımız miras; bir raporun satır araları değil, içilebilir su, yaşayan mera, üretken toprak olmalıdır. Kırşehir’in tarımsal üretim potansiyelinin, su varlığının ve doğal yaşam alanlarının korunması temel önceliğimizdir. Üreticimizin, çiftçimizin ve kırsal yaşamın zarar görmemesi adına; hukuki süreci kararlılıkla, şeffaflıkla ve sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz. Kırşehir Ziraat Odası Başkanlığı Mevlüt Toprak”      
Kırşehir Ziraat Odası, altın madeni projesine verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı yürütmenin durdurulması ve iptal talebiyle dava açtı.

Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak, il sınırları içinde planlanan maden ocağı, zenginleştirme ve maden atığı depolama tesisi projesine ilişkin verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı hukuki süreç başlattıklarını açıkladı. Toprak, Kırşehir Merkez Ziraat Odası ile ilçe oda başkanlıklarının birlikte hareket ettiğini belirterek, kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açıldığını kamuoyuna duyurdu.

Yapılan açıklamada, meselenin yalnızca bir yatırım başlığı altında değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Toprak, söz konusu girişimin Kırşehir’in toprağına, suyuna, merasına ve kırsal geçimine doğrudan etki edebilecek nitelikte olduğunu ifade etti. Proje sahasının önemli bir bölümünün mera vasfı taşıdığına dikkat çeken Toprak, meraların hayvancılık için sadece bir arazi türü değil, üretimin temel dayanağı olduğunu kaydetti. Meraların zarar görmesi halinde yem dengesinin bozulacağı, maliyetlerin artacağı ve üreticinin daha da zorlanacağı uyarısında bulundu.

Toprak, proje alanı ve çevresindeki yer altı ve yer üstü su kaynaklarının da risk altında olabileceğini belirterek, suyun zarar görmesinin çevresel bir başlıkla sınırlı kalmayacağını dile getirdi. Açıklamada, su kaynaklarına verilecek muhtemel zararların tarımsal sulamadan besiciliğe, ürün deseninden kırsal yaşamın sürdürülebilirliğine kadar geniş bir alanda baskı oluşturabileceği ifade edildi. “Su giderse üretim gider, üretim giderse köy boşalır” vurgusuyla, kırsal nüfusun korunmasının da bu sürecin önemli bir parçası olduğu belirtildi.

Ziraat Odası Başkanlığı, maden sahasının önemli bir bölümünün tarım alanı niteliği taşıdığını ve bu topraklarda binlerce yıldır üretim yapıldığını hatırlattı. Toprak kaybının kısa vadede telafi edilemeyeceğine işaret eden Toprak, “Bugün kazı denilen şey, yarın geri dönmeyecek bir üretim kaybı anlamına gelebilir” değerlendirmesinde bulundu. Açıklamada, bir yanda nesiller boyu sürebilecek tarımsal üretim ve sürdürülebilir kırsal ekonomi, diğer yanda ise ömrü sınırlı bir madencilik faaliyeti bulunduğu belirtilerek, tercihin geleceği gözeten bir yaklaşımla yapılması gerektiği savunuldu.

Mevlüt Toprak, Kırşehir’in tarımsal üretim potansiyelinin, su varlığının ve doğal yaşam alanlarının korunmasının oda olarak temel öncelikleri olduğunu belirtti. Açıklamanın sonunda ise açılan davanın ve yürütülen sürecin kararlılıkla, şeffaflıkla ve sonuna kadar takip edileceği ifade edilerek, kamuoyuna saygıyla duyuruldu.

Mevlüt Toprak’ın Açıklamasının Tam Metni

“KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilimiz sınırları içerisinde planlanan maden ocağı, zenginleştirme ve maden atığı depolama tesisi projesi hakkında verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı; Kırşehir Merkez Ziraat Odamız ve ilçe oda başkanlıklarımız tarafından hukuki süreç başlatılmıştır. Bu kapsamda, söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle dava açılmıştır.

Bu mesele yalnızca bir “yatırım” tartışması değildir. Bu mesele; toprağımızın, suyumuzun, meramızın ve geçimimizin geleceğidir.

Söz konusu altın madeni sahasının önemli bir bölümünün mera alanı alternatifi taşıdığı bilinmektedir. Mera; kâğıt üzerinde bir boşluk değil, hayvancılığın can damarıdır. Mera zarar gördüğünde sadece ot değil; yem dengesi bozulur, maliyet artar, üretici nefessiz kalır. Bu, doğrudan doğruya hayvancılığın gerilemesi demektir.

Öte yandan proje alanı ve çevresinde bulunan yer altı ve yer üstü su kaynakları, tarımın da hayvancılığın da temelidir. Suyun zarar görmesi; yalnızca bir çevre riski değildir. Bu, besi çiftliklerinin, tarımsal sulamanın, ürün deseninin ve kırsal yaşamın tümünün baskı altına girmesi demektir. Su giderse, üretim gider. Üretim giderse, köy boşalır; emek susar.

Ayrıca maden sahasının önemli bir bölümünün tarım alanı olduğu; bu topraklarda binlerce yıldır üretim yapıldığı gerçeği ortadadır. Toprak, bir kez kaybedildiğinde kolayca geri dönmez. Bugün “kazı” denilen şey, yarın bir daha ekilemeyecek, bir daha işlenemeyecek bir kayıp anlamına gelebilir. Bizim itirazımız tam da buradadır:
Bir yanda ilelebet sürecek tarımsal üretim, nesilden nesile aktarılacak katma değer, sürdürülebilir bir kırsal ekonomi; diğer yanda ise kısa vadeli bir madencilik faaliyeti. Tarım, doğru politikayla her yıl yeniden filizlenen bir geçimdir. Madencilik ise çoğu zaman geride yorgun bir arazi, riskli atık alanları ve telafisi güç etkiler bırakma ihtimali taşır.

Bizler “bugün” için değil; yarın için konuşuyoruz. Çocuklarımıza bırakacağımız miras; bir raporun satır araları değil, içilebilir su, yaşayan mera, üretken toprak olmalıdır. Kırşehir’in tarımsal üretim potansiyelinin, su varlığının ve doğal yaşam alanlarının korunması temel önceliğimizdir.

Üreticimizin, çiftçimizin ve kırsal yaşamın zarar görmemesi adına; hukuki süreci kararlılıkla, şeffaflıkla ve sonuna kadar takip edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.

Kırşehir Ziraat Odası Başkanlığı
Mevlüt Toprak”

 
 
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kirsehirhaberturk.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.