Kırşehir'de jeotermal potansiyeli en yüksek bölgeler belli oldu
Kırşehir'de jeotermal potansiyeli en yüksek bölgeler belli oldu
Kırşehir’in jeotermal enerji potansiyeli bilimsel yöntemlerle haritalandı. Araştırmada ilin güney, güneydoğu ve doğu kesimleri yüksek potansiyelli alanlar olarak öne çıktı.
Kırşehir’in jeotermal enerji potansiyeli bilimsel yöntemlerle haritalandı. Araştırmada ilin güney, güneydoğu ve doğu kesimleri yüksek potansiyelli alanlar olarak öne çıktı.
Kırşehir’in jeotermal enerji potansiyeline ilişkin dikkat çeken akademik bir araştırma yayımlandı. International Journal of Environment and Geoinformatics’te yer alan çalışmada, Kırşehir il genelinde jeotermal kaynak olasılığı yüksek alanlar Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Analitik Hiyerarşi Süreci yöntemiyle analiz edildi. Araştırma, Kırşehir’in yalnızca mevcut termal kaynaklarıyla değil, henüz değerlendirilmemiş yeni jeotermal alanlarıyla da önemli bir potansiyel taşıdığını ortaya koydu.
Cansu Yurteri tarafından hazırlanan araştırmada, Kırşehir’in jeotermal potansiyelini belirlemek amacıyla sekiz farklı kriter birlikte değerlendirildi. Eğim, çizgisellik yoğunluğu, fay hatlarına uzaklık, drenaj yoğunluğu, arazi yüzey sıcaklığı, sıcak su kaynaklarına uzaklık, hidrotermal alterasyon ve litoloji verileri CBS ortamında katmanlar halinde işlendi. MTA, USGS, NASA Landsat uydu görüntüleri ve sayısal yükseklik modeli verilerinden yararlanılarak oluşturulan analizde, jeotermal potansiyeli gösteren model haritası üretildi.

Araştırmaya göre Kırşehir, aktif tektonik yapıları ve sıcak su çıkışları nedeniyle jeotermal enerji açısından elverişli bir konuma sahip. İl genelinde Terme, Mahmutlu, Bulamaçlı, Karakurt, Savcılı-Büyükoba, Akpınar ve Mucur bölgelerinde toplam 7 jeotermal saha bulunuyor. Bu sahalardan elde edilen jeotermal akışkanların konut ısıtması, seracılık, tarımsal üretim ve termal turizm gibi alanlarda kullanıldığı belirtiliyor. Çalışmada ayrıca Kırşehir’de 32 kuyu ve 6 sıcak su kaynağının bulunduğu ifade ediliyor.
Analizde en etkili kriterin yüzde 27,90 ağırlıkla arazi yüzey sıcaklığı olduğu belirlendi. Bunu yüzde 21,70 ile hidrotermal alterasyon, yüzde 15 ile faylara uzaklık, yüzde 10,70 ile sıcak su kaynaklarına uzaklık, yüzde 10,40 ile litoloji izledi. Bu sonuç, jeotermal potansiyelin yalnızca sıcak su çıkışlarıyla değil; fay sistemleri, geçirgen kayaç yapısı, yüzey sıcaklığı anomalileri ve hidrotermal değişim bölgeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise Kırşehir’in önemli bir bölümünde yüksek ve çok yüksek jeotermal potansiyel bulunması oldu. Model haritasına göre ilin yüzde 21,73’ü yüksek, yüzde 13,68’i ise çok yüksek jeotermal potansiyel alanı olarak sınıflandırıldı. Çok yüksek potansiyelli alanların 892,7 kilometrekarelik bir bölümü kapsadığı belirtildi. Buna karşılık ilin yüzde 26,92’si orta, yüzde 24,70’i düşük ve yüzde 12,97’si çok düşük potansiyelli alanlar içinde değerlendirildi.
Çalışmada yüksek jeotermal potansiyelin özellikle Kırşehir’in güney, güneybatı, güneydoğu ve doğu kesimlerinde yoğunlaştığı tespit edildi. Kırşehir merkez çevresi, Çiçekdağı, Kaman, Akpınar’ın doğusu ile Çiğdeli, Üçkuyu, Tepecik, Bayramuşağı, Hacıselimli ve Avcıköy çevresi yüksek potansiyelli alanlar arasında gösterildi. Çok yüksek potansiyel taşıyan bölgeler arasında ise Karaarkac, Kızıldağ Yeniyapan, Çevirme, Tepesidelik, Karalar, Kuşdili, Bağbaşı ve Avcıköy yer aldı.
Araştırmada üretilen modelin güvenilirliği de mevcut jeotermal kaynak ve sondaj verileriyle test edildi. ROC eğrisi ve AUC ölçütüyle yapılan doğrulama sonucunda modelin yaklaşık yüzde 84 doğruluk düzeyine ulaştığı bildirildi. Bu oran, kullanılan yöntemin Kırşehir’deki jeotermal alanları belirlemede güçlü bir tahmin performansı ortaya koyduğunu gösterdi.

Uzman değerlendirmelerine göre bu tür çalışmalar, jeotermal arama ve sondaj yatırımlarında yol gösterici nitelik taşıyor. Çünkü sondaj gibi yüksek maliyetli işlemlerden önce potansiyel alanların bilimsel verilerle ön analizden geçirilmesi, hem kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını hem de yatırım risklerinin azaltılmasını sağlıyor.
Araştırma, Kırşehir’in jeotermal kaynaklarının yalnızca termal turizm açısından değil; konut ısıtması, sera tarımı, yenilenebilir enerji, yerel kalkınma ve çevresel sürdürülebilirlik bakımından da stratejik önem taşıdığını ortaya koydu. Çalışmada üretilen jeotermal potansiyel haritasının, yerel yönetimler, yatırımcılar, araştırmacılar ve karar vericiler için önemli bir veri tabanı oluşturabileceği vurgulandı.
Kırşehir’in mevcut jeotermal sahalarının daha verimli kullanılması ve yeni kaynak alanlarının bilimsel yöntemlerle belirlenmesi, ilin enerji planlaması ve ekonomik kalkınması açısından yeni fırsatlar doğurabilir. Araştırma, özellikle yüksek potansiyelli olarak belirlenen bölgelerde daha ayrıntılı jeolojik, hidrojeolojik ve jeofizik çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

